eğitim terimleri

2.508 anlam
  • felsefe Bilgi, kavram, inanç ve kuramların çözümlenmesi ve eleştirilmesinde açıklık arayan düşünme yöntemi.
  • felsefe Bir kimsenin kişisel davranış ve düşüncelerine kılavuzluk yapmaya yarayan toplu ve tutarlı görüş.
  • felsefe Genel olarak mantık, ahlâk, estetik, fizikötesi ve bilgi kuramı gibi dallardan oluşan geniş bilim alanı.
  • felsefe Liselerimizde okutulan vefelsefe düşünüşünün niteliği,felsefe sorunları, bilginin gelişmesi, ahlâk sorunları, sanat ilefelsefe arasındaki ilişkiler gi
  • felsefe yöntemi Bulguların tutarlılığını denetlemek, türlü bulguları geniş düşünce örüntülerine yerleştirmek ya da bu örüntülerle olan ilişkilerini belirtmek, yani ge
  • felsefi usul bk. felsefe yöntemi
  • fen bilgisi Konuları genellikle fizik, kimya, biyoloji bilimlerinden yararlanılarak saptanan, öğrencilere canlı ve cansız varlıkların özellikleri ve insan yaşayış
  • fen ve tabiat bilgileri Çocukların yaşadıkları yakın yurt ve çevreyi daha iyi tanımalarına, kişi ve toplum sağlığı konularında bilgi ve beceri kazanmalarına, tarım çalışmalar
  • fenn i terbiye i etfal bk. eğitbilim
  • ferdaniye bk. bireycilik
  • ferdı intibak bk. bireysel uyum
  • ferdı istişare bk. bireysel danışma
  • ferdı mülakat bk. bireysel görüşme
  • ferdı oyun bk. bireysel oyun
  • ferdı ruhiyat bk. bireysel ruhbilim
  • ferdı tedris bk. bireysel öğretim
  • ferdı testler bk. bireysel testler
  • ferdi farklar bk. bireysel ayrılıklar
  • ferdi tanıma servisi bk. bireyi tanıma bölümü
  • ferdileştirilmiş tedris bk. bireyselleştirilmiş öğretim
  • ferdileştirme bk. bireyselleştirme
  • fıkdan ı elem bk. acıyitimi
  • fıkdan ı hassasiyet bk. duyumsamazlık
  • fıkdan ı hıfz bk. bellek yitimi
  • fıkdan ı irade bk. istenç yitimi
  • fıkdan ı marifet i hissiye bk. tanısızlık
  • fırsat öğretimi Çok az rastlanan ya da bir daha rastlanılacağı düşünülmeyen durum ve olaylar karşısında ders programı ya da planında gerekli değişiklikler yaparak öğr
  • fıtrı kabiliyet bk. doğuştan gelen yetenek
  • fıtriye bk. doğuştancılık
  • fiiliye bk. etkincilik
  • fikir bk. düşünce
  • fikr i sabit bk. saplantı
  • fikrı mükemmeliyet bk. düşünsel olgunluk
  • film şeridi Bir konunun ana çizgileriyle işlenmesine yetecek sayıda bir dizi slayttan oluşan ve gösterici (projektör) ile beyaz perdeye yansıtılmak için hazırlana
  • fizik Öğrencilere fizik biliminin temel ilkelerini kavratmak, doğa olaylarının niteliğini anlatarak doğanın daha iyi anlaşılmasına yardımcı olmak, yurdumuzu
  • fizikı ilimler bk. fiziksel bilimler
  • fizikötesi Duyularımızla algılayamadığımız varlıkların nedenlerini ve temellerini araştıran felsefe kolu.
  • fizikötesi Gerek us, gerek sezgiyle elde edilen ilk ilkeleri ya da saltık bilgiyi konu yapan felsefe.
  • fizikötesi Bu konular ve bu felsefe ile ilgili olan.
  • fiziksel bilimler Doğal olayların niteliğini ve bu olaylar arasındaki ilişkileri düzenli biçimde açıklayan, özdekte beliren değişiklikleri araştırıp yasalara bağlamaya
  • fizyolojik gelişim Canlı bir varlığın ya da herhangi bir örgenin görevsel bakımdan zamanla değişikliğe uğraması, gelişme göstermesi.
  • fizyolojik ruhbilim Genel ruhbilimin, beden yapısı ile görevleri arasındaki ilişkileri inceleyen ve bu ilişkiler sonucu ortaya çıkan davranımları araştıran kolu.
  • fizyolojik sınır Öğrenilen bir işin, becerinin ve işlemin sürekli alıştırma ile geliştirilebileceği en son nokta.
  • fizyolojik tepki Bir uyaran karşısında bir bütün olarak bedende ya da bir örgende oluşan değişme.
  • fizyolojik yaş İnsanlarda kas, iskelet ve salgı bezlerinin gelişme düzeyine göre hesaplanan yaş.
  • fizyolojik yaş Özellikle cinsel olgunlukla ilişkili olarak bir kimsenin fizyolojik görevler bakımından içinde bulunduğu yaş.
  • forum bk. toplu tartışma
  • frekans bk. sıklık
  • frekans dağılımı bk. sıklık dağılımı
  • galat ı his bk. yanılsama