edebiyat

659 anlam
  • abname Divan edebiyatında su üzerine yazılmış kasideler.
  • açık iğretileme (Söz sanatı terimi) Bir şeyi kendi adiyle değil, her hangi bir bakımdan benzetildiği başka bir şeyin adiyle anma. «Aslanlarımız geçiyor» demekle yiğit
  • açık uyak Sonu sesli ile biten uyak. bk. Uyak.
  • ad oyunu (Söz sanatı terimi) Bir öz adın anlamından faydalanmak suretiyle kurulan cinas.
  • addeğişi (Söz sanatı terimi) Aralarında, sebeple sonuç, yapanla yapılan, kaplıyanla kaplanan, iye ile iyeli gibi karşılıklı her hangi bir ilgi bulunan şeylerde
  • ademi mutabakat bk. yerindesizlik
  • adikavya (Sanskritçe) Sanskrit dilinde yazılmış büyük destanlardan en büyük ikisine verilen ad.
  • adonik Lâtin nazmında safik dönülerin sonuna getirilen bir çeşit dize.
  • ahengi taklidı bk. benzekli uyum
  • ahrem (Divan edebiyatı terimi) Mef’ûlün adımiyle başlıyan rubai.
  • ahrep (Divan edebiyatı terimi) Mef'ûlü adımiyle başlıyan rubai.
  • alaca karanlık şiir Yirminci yüzyıl başlarında İtalya'da meydan, almış, taşralı edasiyle yazılan gösterişsiz ve üzünlü bir şiir tarzı, ki adı eleştiriciler tarafından ala
  • alçalan kerteleme bk. Kerteleme.
  • aleksandrin dizesi Orta çağda Fransa'da Büyük İskender hakkında yazılan destanda kullanılmış altı kısa - uzun adımdan ibaret dize şekli.
  • alınış Birkaç anlamı bulunan bir kelimenin belli bir kullanıştaki anlamı. Kelimenin en genişalınışı. Bualınış yaygın değildir gibi.
  • alkaik Eski Yunan şairi Alkaios tarafından ortaya konmuş bir çeşit tartı ve dönü şekli.
  • alkmanik Eski Yunan şairi Alkman tarafından düzenlenmiş olduğu söylenilen bir tartı ve koşuk şekli.
  • ana kafiye Şiirin tüm bentlerinde düzenli olarak tekrarlanan kafiye.
  • anafikir Bir konunun asıl düşüncesi.
  • anakreontik Eski Yunan dize şekillerinden bazısına verilen ad.
  • anakreontizm Edebiyatta özentili ve yapmacıklı bir şiir akımı.
  • analekta Bir veya birkaç yazarın eserlerinden oluşan derleme.
  • anılar Tarihe yarar diye, önemli bir kimsenin gördüğü, yaptığı, düşündüğü şeyleri ve tanık olduğu olayları naklederek yazdığı eser.
  • anlam oyunu (Söz sanatı terimi) Birinin söylediği bir kelimeyi öbürünün, önceki anlamdan ayrı bir anlamla tekrarlaması. Kaleme devam edip etmediği sorulan birisi
  • anlam yanacı bk. Yanaç ve Türek yanacı.
  • antoloji Seçme şiirleri ya da yazıları bir araya toplayan kitap.
  • anustub (Sanskritçe) Veda Sanskritçesinde kullanılan ve onaltı heceli olan tartının adı.
  • aralık oyun Eskiden tiyatroda, perde aralarında yapılan koro, balet, dans gibi eğlendirici oyun.
  • ardıllı Ardılları olan (uyak).
  • ardışık uyarlama Birinci dizeyi ikincisi ile ve üçüncüyü dördüncüsü ile (ve sonuna kadar böylece) uyaklı kılma şeklindeki uyak düzeni.
  • arıtçılık Gramere ve kullanışa uymıyan kelime ve deyim kullanmamak mesleği.
  • arıtçılık Eski bir üslûba dönmek isteği.
  • arıtçılık Bir dilden, yabancı kelimeleri çıkarma çabası (ARITÇI, Tasfiyeci, Puriste).
  • artık uyak Birden artık hecesi olan uyak.
  • artımlama (Söz sanatı terimi) Söze kuvvet vermek için, bir fikri gereksiz gibi görünen kelimelerle tekrar etme. Kulağımla duydum. Gözümle gördüm, gibi. (ARTIMLA
  • artlık Bir eserin sonuna konulan bildiri.
  • askı indirmek (Halk edebiyatı terimi) Saz şâirleri arasında yapılan yarışmada üstün çıkıp askıyı kazanmak.
  • aşık edebiyatı Halk ozanları tarafından oluşturulan, genellikle koşuk ürünleri içine alan yazı.
  • aşık hikayeleri Aşık öyküleri.
  • aşık hikayeleri Konusu aşk olan, genellikle saz şairleri tarafından sözle anlatılan halk hikayeleri.
  • aşık kahveleri Halk ozanlarının saz çalıp deyiş söyledikleri kahveler.
  • aşırı evirtim bk. Evirtim.
  • aşırılıkçılık İzlenimcilik sonrasının İspanya'daki şekillerinden biri.
  • atalar sözü İfade sanatlarına bürünmüş eski söz: Aç ne yemez, tok ne demez; üzüm üzüme baka baka kararır gibi.
  • ayak açmak (Halk edebiyatı terimi) Saz şâirleri arasında geçen bir yarışma sırasında içlerinden biri hasımlarını aynı neviden karşılık vermeğe mecbur eden muayye
  • ayin dramı Onuncu yüzyıldan onyedinciye kadar rağbet gören ve konularını kilise âyinlerinden ve İncil'den alan dram türü.
  • aykırıcalık (Söz sanatı terimi) İğretilemede iğreti ile iğretilinin arasında bulunan ve iğretinin gerçek anlamiyle anlaşılmasına meydan vermiyen aykırılık.
  • ayta Resmî bir yerde, büyük kimseler karşısında söylenen ve oldukça kısa olması gereken söylev (AYTA VURGUSU, Accent oratoire).
  • ayta sonu (Söz sanatı terimi) Bir söylevin sonunda, ya ileri sürülmüş bulunan kanıtları özetlemek veya dinleyicilerin duygularını okşamak maksadiyle eklenen söz
  • ayta sorusu (Söz sanatı terimi) Belli olan cevabındaki fikri telkin etmek maksadiyle söz arasında yapılan soru.