astronomi

1.474 anlam
  • atom sayısı Bir atomda bulunan proton sayısı.
  • atom zamanı Atom titreşimlerine göre işleyen saatlerin belirttiği zaman.
  • avarız bk. engebeler
  • avköpekleri Bir takımyıldızın adı.
  • ay çevrimi Eski Yunanlıların kullandığı ay-gün takvimde kabul edilen 76 yıllık zaman aralığı. Bu aralıkta MÖ. 330 dan başlayarak her 3, 5, 8, 11, 13, 16 ve 19 un
  • ay gün devinmesi Ay ve Güneş'in çekim etkisiyle Yer'in dönme ekseninin (dönen topacın baş sallamasını andıran) bir koni devinmesi yapması.
  • ay gün takvimi Ay ve Güneş'in görünen devinmelerine göre düzenlenen takvim.
  • ay gün yılı Hem ay evreleri değişimi hem de Güneş'in gökyüzündeki görünen devimi gözönüne alınarak düzenlenmiş olan takvim yılı. Süresi ortalama bir dönencel yıla
  • ay haritası Ay yüzeyindeki dağ, dağağzı ve düzlükleri gösteren harita.
  • ay kenarı Görünen Ay tekerini sınırlayan dairesel çizgi.
  • ay takvimi Ay'ın gökyüzündeki görünen devimine ve evrelerine göre düzenlenen takvim.
  • ayak vidası Irakgörürlerin yatay oturmasını sağlamak için ayaklara konmuş alçaltma-yükseltme vidalarından her biri.
  • ayakucu Düşey doğrutunun gökküresini deldiği noktalardan gözeriminin altında olanı.
  • ayar etmek bk. düzenlemek, ayarlamak
  • ayar yıldızı Gökyüzünün çeşitli bölgelerinde, parlaklıkları kesin olarak saptanmış, belirli parlaklık dizgelerine bağlanmış yıldızlara verilen ad. Harvard dizgesin
  • ayarlama Bir ölçü aracının gösterdiği değerleri, ölçek olarak kabul edilen ya da doğruluğuna güvenilen başka bir araca göre düzenleme.
  • ayaydın otomatik Ay aydınlığı.
  • ayça Ay'ın yarım daireden daha küçük görünüşü.
  • aydan otomatik Ay'a dahil olan. ay gibi.
  • aydınlatma gücü İşık veren bir cismin bir saniyede bütün yüzeyinden dışarı saldığı toplam ışınım enerjisi.
  • aydınlık Bir yüzeyin ya da ortamın ışıklı olması hali.
  • ayla Puslu havalarda Güneş ya da Ay tekerini uzaktan saran ışıklı halka; bir kuyrukluyıldızı saran ışıklı küre.
  • ayn üs sevir bk. eldeberan
  • aynalı ırakgörür bk. yansıtmalı ırakgörür.
  • ayrık çifyıldız Birbirine değmeyen çifyıldız.
  • ayrıklık Bir konik (elips, daire, parabol, hiperbol) üzerinde devinen bir cismi odağa ya da merkeze birleştiren doğrunun büyük eksen ile yaptığı açı. (bk. şeki
  • ayrıksı ay Ay'ın yörüngesindeki enberi noktasından art arda iki geçişi arasındaki zaman farkı (27g13sa18dk).
  • ayrıksı ay otomatik Ayın yörüngesindeki en beri noktasından art arda iki geçişi arasındaki süre farkı.
  • ayrıksı yıl Yer'in kendi yörürgesindeki günberi noktasından art arda iki geçişi arasındaki zaman farkı (365g 6sa 13dk 53sn).
  • ayrılık Ölçülen değerlerin belli bir değere olan farkı.
  • ayrılık sapma Ölçülen değerlerin ortalama ya da belli bir değerden farkı.
  • ayser bk. bellatrik
  • aytedirginliği Ay'ın yöründe deviminde görülen dönümlü düzensizlik.
  • aytutulması Ay'ın Yer gölgesine girerek kararması.
  • aytün otomatik Ay-tün. Ay ve gece.
  • ayulduz otomatik Ay-yıldız.
  • ayyılı Ay'ın on iki kez yeniaydan yeniaya gelmesi için geçen süre (354g 8sa 49dk).
  • ayyüce otomatik Ayın gökyüzünün en son noktasına yükselmiş hali.
  • azamı bk. enbüyük, maksimum
  • azimut Doğrunun kuzey yönü ile kuzeydan saat yönünde yaptığı açı.
  • azimut Güney açısı.
  • azimut kadranı Çubuklu güneş saati.
  • azimut pusulası Mıknatıs ibresinin değişimlerini gösteren ve belli ışık açıklığı olan büyük pusula.
  • azimüt bk. güney açısı.
  • bade l milad bk. milattan sonra, ms
  • bağıl bolluk Bir topluluk içinde istenilen tek bir çeşidin bolluğunun bütün niceliğe oranı. "Salt bolluk" için verilen örnekte, göktaşında demirin bolluk oranı 50/
  • bağıl ıraklık açısı Bir yıldızın belli bir yıldız topluluğuna göre ölçülen ıraklık açısı.
  • bağıl nem Bir metre küp hava içindeki su buharı niceliğinin (salt nem niceliği) aynı sıcaklıkta bu hacmin en çok yüklenebileceği (doymuş haldeki) su buharı nice
  • bağıl yanılgı Ölçülen bir nicelik üzerinde yapılan ölçü yanılgısının niceliğin kendisine oranı.
  • bağıl yörünge Gezegenlerin Güneş'e, yoldaşın başyıldıza göre yörüngesi.