ageing time ne demek?

  1. Yaşlandırma süresi

yaşlandırma

  1. Bir kimseyi yaşlı göstermek için yapılan makyaj.
  2. Yaşlanmaya uğratmak ereğiyle yapılan ısıl işlem.
  3. (en)Aging.
  4. (al)Alterung
  5. (fr)Vieillissement
  6. (fr)Grimage

ageing temperature

  1. Yaşlandırma sıcaklığı

ageing apparatus

  1. Yaşlandırma aygıtı

time

  1. Kez, defa.
  2. Zamanlamak; (belirli bir zamana) denk getirmek, rastlatmak, (belirli bir zamana göre) ayarlamak, planlamak.
  3. Vakit, zaman
  4. Ayarlamak, kurmak, zamanlama yapmak, saat tutmak, süre tutmak, temposunu belirlemek, tempo tutmak
  5. Saat tutmak
  6. Ayarlamak
  7. Uydurmak
  8. Tempo tutmak.
  9. Süre, müddet
  10. Devir, devre

Türetilmiş Kelimeler (bis)

ageing temperatureageing apparatusageing furnaceageing of the populationageingageage allowanceage at entryage at last birthdayage brackettimetime after timetime allowedtime and a halftime and againtime and data stampingtime and mileagetime and motion studytime and time againtime applicationtimtimalidaetimalya kuşugillertimalyakuşugillertimar
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın