advice on evidence ne demek?

  1. Bir duruşma sonunda en kıdemsiz hakimin kanıtlar hakkındaki yorumu

advice

  1. Danışma, uyarı
  2. Akıl, fikir
  3. Tavsiye
  4. Öğüt, nasihat

advice boat

  1. Kurye botu
  2. Keşif yapmak için kullanılan avizo

on

  1. Dokuzdan sonra gelen sayının adı.
  2. Bu sayıyı gösteren 10, X rakamlarının adı.
  3. Dokuzdan bir artık.
  4. Ketonları gösteren son ek, propanon (dimetil keton): 2-bütanon (etil metil keton) gibi.
  5. (en)-one.
  6. (en)Deca-.
  7. (en)In progress; proceeding; as, a game is on.
  8. (en)In operation or operational; 'left the oven on'; 'the switch is in the on position' planned or scheduled; 'the picnic is on, rain or shine'; 'we have nothing on for Friday night' indicates continuity or persistence or concentration; 'his spirit lives on'; 'shall I read on?' in a state required for something to function or be effective; 'turn the lights on'; 'get a load on'.
  9. (en)With a forward motion; 'we drove along admiring the view'; 'the horse trotted along at a steady pace'; 'the circus traveled on to the next city'; 'move along'; 'march on'.
  10. (en)Indicates continuity or persistence or concentration; 'his spirit lives on'; 'shall I read on?'.

evidence

  1. Kanıtlamak, ispatlamak
  2. Belirtmek, açıklamak, göstermek
  3. Delil, şehadet, ispat, tanıt
  4. Vuzuh, açıklık, aydınlık
  5. Şahit, tanık
  6. Tasrih etmek, tavzih etmek
  7. İspat etmek

Türetilmiş Kelimeler (bis)

adviceadvice boatadvice by intermediaryadvice centeradvice columnadvice letteradvice noteadvice of draftadvice of taxadvice of tax basesadvadv.advaadvaloremadvanonon a charge of murderon a daily basison a full stomachon a givenon a given dayon a knife edgeon a large scaleon a lineon a major scaleoo henryo ağır yaralıo anda söylemeko anda uydurmak
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın