ağlamak üzere ne demek?

  1. (en)On the verge of tears.

ağlamak para etmez

  1. Üzülmenin yararı olmaz.

ağlamak

  1. Üzülmek, üzüntü çekmek, kederlenmek
  2. Halinden şikayet etmek, kederini dile getirmek
  3. Bir ölünün ya da kaybolan bir şeyin arkasından yas tutmak, yanmak
  4. Merhamet etmek, acımak
  5. Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık aldanma vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek
  6. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.
  7. Sızlanmak, yakınmak
  8. Bir duruma üzülmek.
  9. (en)Turn on the waterworks.
  10. (en)Pipe one's eye.

üzere

  1. Amacıyla
  2. Şartıyla.
  3. Neredeyse
  4. Gibi, bu yolda, bu biçimde.
  5. (en)On the verge of.
  6. (en)About to.
  7. (en)On the brink of.
  8. (en)On the point of.
  9. (en)On condition of.
  10. (en)According to.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

ağlamak para etmezağlamakağlamakla yr ele girmezağlamaklıağlamaklı olmakağlamaklılıkağlamaağlama duvarıağlama duvarına dönmekağlama kriziağlama nöbetiağlaağlaküzereüzeriüzeri kapli filamanüzeri kapli katotüzeri pul pul olanüzenüzen kişiüzen şeyüzengiüzengi demiriüzani
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın