üzeri ne demek?

  1. Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı

    Bunların üzerinden ustalıkla atlayarak gemiye doğru yürüdü.

    S. F. Abasıyanık
  2. Varlık, kimlik
  3. Bir şeyin görülen yanı, yüzü.
  4. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.
  5. Giysi.
  6. Vücut, beden

    Gece sıcak olduğu için üzerine yalnız ince bir pike örtü örttük.

    R. N. Güntekin
  7. Artan, geriye kalan bölüm.
  8. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz

    Sonra yine böyle durgun, yine sıcak, öğle üzerleri vardır, herkesin uykuya vardığı, araba seslerinin kesildiği, sokakların tenhalaştığı bomboş, çıplak öğle üzerleri.

    R. H. Karay
  9. (en)Upper surface.
  10. (en)Outer surface.
  11. (en)Outside surface.
  12. (en)Clothing.
  13. (en)Change.
  14. (en)Remainder.

üzeri kapli filaman

  1. (en)Coated filament

üzeri kapli katot

  1. (en)Coated cathode

Türetilmiş Kelimeler (bis)

üzeri kapli filamanüzeri kapli katotüzeri pul pul olanüzerindeüzerinde bulundurmaküzerinde çalışılmamışüzerinde çalışılmışüzerinde çalisilan isüzerinde çok durmaküzerinde çok etkili olmaküzereüzenüzen kişiüzen şeyüzengiüzengi demiri
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın