yemekhane masasi ne demek?
Refectory table
refectory
- Manastır yemekhanesi
- Üniversite yemekhanesi.
- Yemekhane
yemekhane
- Okul, fabrika vb. kuruluşlarda yemek yenilen büyük salon.
Hall.
Mess hall.
Refectory.
Cafeteria.
Large dining room.
Dining hall.
Mess.
yemek
- Yeme, karın doyurma işi
- Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam.
- Günün belli saatlerinde yenilen besin
- Konuklara yiyecek verilerek yapılan ağırlama
- Ağızda çiğneyerek yutmak
- Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek
- Isırmak.
- Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak.
- Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak
- Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek.
masa
- Ayaklar veya bir destek üzerine oturtulmuş tabladan oluşan mobilya
- Aynı masada oturanların tümü.
- Dairelerde, kurumlarda belli konularla ilgili işlerin görüldüğü bölüm.
- Düz duruşlu yer, düzlek yapı.
- İç içe geçme ayaklarıyla yüksekliği ayarlanabilen masa biçiminde atlama aracı.
- Kılıçla vuruşmak.
An independent group of closely related Chadic languages spoken in the area between the Biu-Mandara and East Chadic languages.
Desk.
Dough, usually referring to ground hominy, called nixtamal.
Spanish word meaning 'dough', as in tortilla masa.
