masa başı işi olan kimse ne demek?
White collar worker.
white
- Beyaz, ak
- Ak renk
- Beyazlık, aklık
- Biyol
- Renksiz, sararmış, soluk, solgun
- Lepiska, san
- Gümüşten yapılmış boş,yazısız, saf, lekesiz: beyazlar giymiş
- Öfkeden bembeyaz kesilmiş
- Akkor
- Beyazlatmak, ağartmak
masa
- Ayaklar veya bir destek üzerine oturtulmuş tabladan oluşan mobilya
- Aynı masada oturanların tümü.
- Dairelerde, kurumlarda belli konularla ilgili işlerin görüldüğü bölüm.
- Düz duruşlu yer, düzlek yapı.
- İç içe geçme ayaklarıyla yüksekliği ayarlanabilen masa biçiminde atlama aracı.
- Kılıçla vuruşmak.
An independent group of closely related Chadic languages spoken in the area between the Biu-Mandara and East Chadic languages.
Desk.
Dough, usually referring to ground hominy, called nixtamal.
Spanish word meaning 'dough', as in tortilla masa.
masa ayaklığı
Trestle.
baş
- Bir şeyin genellikle toparlakça ucu
- Çıban.
- Kasaplık hayvanlarda ve bazı yiyeceklerde adet.
- İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız vb. organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm, kafa, ser
- Bir topluluğu yöneten kimse
- Başlangıç.
- Temel, esas
- Arazide en yüksek nokta.
- Bir şeyin uçlarından biri
- Miyozinin bir parçası. Fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı.
ş
- Türk abecesinin yirmi üçüncü harfi. "şe" adı verilen bu harf, sesbilim bakımından dişeti damak ünsüzlerinin ötümsüzüdür.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
masamasa ayaklığımasa başımasa başı elemanımasa başındamasa çakmağımasa donatısımasa düzenimasa folklorcusumasa hakemlerimasmas turizmbaşı açıkbaşı ağrımakbaşı ağrıyanbaşı bacadan çıkmakbaşı bağlıbaşı bağlı olmakbaşı belada olmakbaşı beladan kurtulmayan kimsebaşı belaya girmekbaşı bozulmakbaşbaş ağır gerek, kulak sağırbaş ağrım var.baş ağrısıbaş ağrısı olmak
