yatan birini oturtmak ne demek?

  1. (en)Sit s.o. up

sit

  1. Tarih öncesinden günümüze kadar değişik çağların ve uygarlıkların kültür değerlerini temsil eden eser veya kalıntı.
  2. Bazı ayrıcalıklar dışında olgunlaşmamış bir hücreyi belirten son ek
  3. (en)Sit around, often unused; 'The object sat in the corner'.
  4. (en)To stay within your own base behind the protection of turrets and only leave to attack enemies, and even then within range of your bases' defense.
  5. (en)Be seated.
  6. (en)Be in session; 'When does the court of law sit?' sit around, often unused; 'The object sat in the corner'.
  7. (en)To suit ; to become.
  8. (en)Sing.
  9. (en)To rest upon the haunches, or the lower extremity of the trunk of the body; said of human beings, and sometimes of other animals; as, to sit on a sofa, on a chair, or on the ground.
  10. (en)3d pers.

yatan

  1. 1) az güçlü olup çalışan, çok güçlü olup çalışmayandan daha başarılı olur; 2) soylu, güçlü olmadıkları hâlde geçimlerini sağlamak için çalışanlar soylu, güçlü olup da tembel tembel oturanlara yeğlenirler.

yatan ölmez, eceli yeten ölür

  1. Hasta olan eceli gelmemişse ölmez; sapasağlam biri de eceli gelmişse sağlıklıyken ölüverir.

birini

  1. burnun çift oluşu; çift burunlu.

oturtmak

  1. Koymak, yerleştirmek
  2. Oturma işini yaptırmak
  3. (en)To embed.
  4. (en)Nest.
  5. (en)To bed.
  6. (en)To deal.
  7. (en)To put.
  8. (en)To place sth in a specified place.
  9. (en)To make sth fit on sth else.
  10. (en)Dominance.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

yatanyatan ölmez, eceli yeten ölüryatan ölmez, yeten ölüryata eğrisiyata pata diyagramıyata pata modeliyatacak yeryatacak yer bulmakyatyat borusuyat ile gitmekyat ile yolculuk etmekyat kiralama ücreti ne kadarbirinibirini ameliyat etmekbirini askere almakbirini ayıltmakbirini bekletmekbirini bir yana çekmekbirini bulbirini çok yormakbirini emekliye ayırmakbirini evine bırakmakbirincbirincasıfbirincibirinci ağırlıkbirinci alan
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın