yön göstermek ne demek?
Stand
stand
- (açık havada bulunan geçici) sahne. stand (sergi yeri)
- Katlanmak, direnmek, göğüs germek, karşı koymak
- Kullanılmadığı zamanlarda gitarı dengede tutmak için altına yerleştirilen sehpa.
Act of standing; halt; position; stance, point of view; defensive effort; raised platform; kiosk which sells or distributes items; taxi station; piece of furniture on which items are stored or displayed; seat for witnesses during a court trial.- Durmak, ayakta kalmak
- Ayakta durmak
- Kalmak, baki kalmak
- Sebat etmek, tahammül etmek, çekmek, dayanmak
- Sabit olmak
- Inat etmek, ayak diremek
yön gösterme durumu
- Adın, fiilin gösterdiği oluş veya kılışın kendi yönünde yapıldığını göstermek için girdiği durum: ET. san+garu «sana doğru», yok+garu «yukarı doğru», taş+ra «dışarıya», taş+ra «dışarıya», ileri, beri, dışarı, geri vb. bk. yön gösterme eki
yön gösterme eki
- Yön bildiren, yer ve zaman adları yapan ek, yön eki: son-ra, taş-ra, dış-arı, iç-eri vb.
- Fiildeki oluş ve kılışın yönünü göstermek için yönle ilgili yer ve zaman adlarını yön gösterme durumuna sokan ek: + GArU, + ArI, + rA ekleri: ET. Tabgaç+garu «Çine doğru», kün+gerü «güneye doğru», san+garu «sana doğru»; iliñiz+gerü «sizin ilinize doğru»; EAT. añaru berü «oraya, buraya»; göksi+re «göksüne, göksüne doğru»; depesi + re «tepesine, tepesine doğru»; derhal yügürü taşra çıktı «derhal koşarak dışarıya çıktı» vb. +ArI ve+rA ekleri Türkiye Türkçesinde artık canlı bir çekim eki olmaktan çıkmış, sayılı kelimelerde kalıplaşmış olarak kalmıştır: sonra, taşra, üzere, üzre, dışarı, beri, geri vb.
Directive suffix.
Suffixe directif
göstermek
- Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak.
- Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek.
- Belirtmek, anlatmak.
- Bir şeyin etkisi altında tutulmak.
- Kanıtla inandırmak.
- Öğretmek, açıklamak.
- Yapmasını söylemek, görevlendirmek.
- Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek
- Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek.
Exhibit, screen, show, project, present.
