yön göstermek ne demek?

  1. (en)Stand

stand

  1. (açık havada bulunan geçici) sahne. stand (sergi yeri)
  2. Katlanmak, direnmek, göğüs germek, karşı koymak
  3. Kullanılmadığı zamanlarda gitarı dengede tutmak için altına yerleştirilen sehpa.
  4. (en)Act of standing; halt; position; stance, point of view; defensive effort; raised platform; kiosk which sells or distributes items; taxi station; piece of furniture on which items are stored or displayed; seat for witnesses during a court trial.
  5. Durmak, ayakta kalmak
  6. Ayakta durmak
  7. Kalmak, baki kalmak
  8. Sebat etmek, tahammül etmek, çekmek, dayanmak
  9. Sabit olmak
  10. Inat etmek, ayak diremek

yön gösterme durumu

  1. Adın, fiilin gösterdiği oluş veya kılışın kendi yönünde yapıldığını göstermek için girdiği durum: ET. san+garu «sana doğru», yok+garu «yukarı doğru», taş+ra «dışarıya», taş+ra «dışarıya», ileri, beri, dışarı, geri vb. bk. yön gösterme eki

yön gösterme eki

  1. Yön bildiren, yer ve zaman adları yapan ek, yön eki: son-ra, taş-ra, dış-arı, iç-eri vb.
  2. Fiildeki oluş ve kılışın yönünü göstermek için yönle ilgili yer ve zaman adlarını yön gösterme durumuna sokan ek: + GArU, + ArI, + rA ekleri: ET. Tabgaç+garu «Çin’e doğru», kün+gerü «güneye doğru», san+garu «sana doğru»; iliñiz+gerü «sizin ilinize doğru»; EAT. añaru berü «oraya, buraya»; göksi+re «göksüne, göksüne doğru»; depesi + re «tepesine, tepesine doğru»; derhal yügürü taşra çıktı «derhal koşarak dışarıya çıktı» vb. +ArI ve+rA ekleri Türkiye Türkçesinde artık canlı bir çekim eki olmaktan çıkmış, sayılı kelimelerde kalıplaşmış olarak kalmıştır: sonra, taşra, üzere, üzre, dışarı, beri, geri vb.
  3. (en)Directive suffix.
  4. (fr)Suffixe directif

göstermek

  1. Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak.
  2. Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek.
  3. Belirtmek, anlatmak.
  4. Bir şeyin etkisi altında tutulmak.
  5. Kanıtla inandırmak.
  6. Öğretmek, açıklamak.
  7. Yapmasını söylemek, görevlendirmek.
  8. Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek
  9. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek.
  10. (en)Exhibit, screen, show, project, present.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

yön gösterme durumuyön gösterme ekiyön göstericiyönyön adlarıyön alıcısıyön atlasıyön belirlemeyön belirleme cihazıyön belirteciyön bulmayön bulucuyön değişimigöstermekgöstermegösterme adılıgösterme belirtecigösterme hakkıgösterme parmağıgöstergöster bana ölçerigösterdigöstereçgöstereç çözümlemesi
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın