tanımadığı biriyle çıkma ne demek?
Blind date.
blind
- Kör etmek; göz kamaştırmak; saklamak; hızlı sürmek
- Kör, âmâ
- Anlayışsız, anlamamakta direnen
- Şuursuz, gözü kararmış
- Duygusuz
- Anlaşılması güç
- Gizli, gözden uzak
- Çıkmaz
- Körü körüne olan
- Dili sarhoş
tanımadığı
Unknown to.
tanımadan buluşulan kimse
Blind date.
biri
- Bir tanesi
- Bilinmeyen bir kimse
- Yüklem durumunda olan bir isim takımının belirtileni olarak kullanıldığında belirtenin hor görüldüğünü anlatan bir söz.
Cookie.
Someone.
Somebody.
çıkma
- Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon.
- Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak.
- Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, derkenar.
- Çıkmış
- Eski, kullanılmış.
- Çıkmak işi.
- Bir buzsul örgüsünün biçimleniminde birimlerin yerinden kayması.
- Bir buzsul örgüsünün biçimleniminde birimlerin yerinden kayması.
Dislocation.
Projection.
