sesli konuşmak ne demek?
Speak out, talk up.
sesli
- Sesi olan, ses çıkaran.
- Ses çıkararak.
- Ünlü.
Audible.
Vocal.
Voiced.
Noisy.
Sounding.
Sonant.
Vowel.
sesli alıcı
- Resim ile sesi aynı anda aynı film üzerine saptayabilen alıcı.
Sound camera, single-system sound camera.
Tonkamera, Tonfilmkamera
Appareil à pellicule unique, caméra sonore
konuşmak
- Bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak.
- Belli bir konudan söz etmek
- Bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek
- Söylev vermek, konuşma yapmak.
- Konuşma dili olarak kullanmak.
- Düşüncesini herhangi bir araç kullanarak anlatmak.
- İlişki kurmak veya ilişkiyi sürdürmek.
- Flört etmek.
Speak to.
Confab.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
seslisesli alıcısesli çaldırmaksesli çalmaksesli çerçevesisesli darbesesli dipliksesli duyurusesli evirimsesli filmsesle bastırmaksesle ifade edilmişsesle ilgiliseslemseslem vidasıkonuşmakkonuşmakonuşma aygıtıkonuşma azalımıkonuşma biçimindekonuşma borusukonuşkonuşamazlıkkonuşankonuşan bebekkonuşan kimse
