konuşmak ne demek?

  1. Bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak.
  2. Belli bir konudan söz etmek

    Mehmet yedi yaşındayken anasıyla konuştuklarından fazla bir şey konuşmazdı.

    H. E. Adıvar
  3. Bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek
  4. Söylev vermek, konuşma yapmak.
  5. Konuşma dili olarak kullanmak.
  6. Düşüncesini herhangi bir araç kullanarak anlatmak.
  7. İlişki kurmak veya ilişkiyi sürdürmek.
  8. Flört etmek.
  9. (en)Speak to.
  10. (en)Confab.
  11. (en)Pipe up.
  12. (en)Have speech with.
  13. (en)Speak.
  14. (en)Talk.
  15. (en)Have a talk.
  16. (en)Have a talk with.
  17. (en)Bespeak.
  18. (en)Chin.
  19. (en)Confabulate.
  20. (en)Discourse.
  21. (en)Parley.
  22. (en)Reason.
  23. (en)Talk to smb.
  24. (en)Converse.
  25. (en)To talk.
  26. (en)To speak.
  27. (en)To communicate.
  28. (en)To converse.
  29. (en)To chat.
  30. (en)To talk with each other.
  31. (en)To discuss.
  32. (en)To talk about.
  33. (en)To be on friendly terms with.
  34. (en)To be on speaking terms with.
  35. (en)To be eye-catching.

konuşma

  1. Konuşmak işi
  2. Görüşme, danışma, müzakere.
  3. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılan söyleşi, konferans
  4. Bk. söyleşme
  5. (en)Oration.
  6. (en)Spiel.
  7. (en)Utterance.
  8. (en)Lecture.
  9. (en)Discussion.
  10. (en)Speech.

konuşma aygıtı

  1. (Derleme., konuşma cihazı) Konuşmada kullanılan seslerin meydana gelmesine yarayan organların tümü: Gırtlak, ses kirişleri, küçükdil, damak, dil, dişeti, dişler,dudaklar, geniz, burun .
  2. (en)Organsof speech.
  3. (fr)Appareil de la parole

Türetilmiş Kelimeler (bis)

konuşmakonuşma aygıtıkonuşma azalımıkonuşma biçimindekonuşma borusukonuşkonuşamazlıkkonuşankonuşan bebekkonuşan kimse
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın