ses geçirir görüntülük ne demek?
- Arkasında bulunan sesyayardan çıkan sesi salona verebilen görüntülük çeşidi.
Transsonor screen, sound porous screen.
Transsonorschirm
Écran transsonore (perméable au son)
ses
- Kulağın duyabildiği titreşim, seda, ün
- Ciğerlerden gelen havanın ses yolunda yaptığı titreşim
- Duygu ve düşünce
- Herhangi bir davranış, tutum karşısında uyanan ruhsal tepki.
- Aralarında uyum bulunan titreşimler.
- (Derleme.. fonem,ses unsuru,seslik, ün) Kulağın duyabildiği titreşim.
- İşitme duyusunu, uyaran dalga; bu tür dalgaların beynin işitme özeğini etkilemesi.
- Titreşimli bir kaynaktan çıkan, belirli bir ortamda uzunlamasına dalgalar biçiminde yayılan basıncın etkisiyle kulağın algıladığı duyu.
Senior Executive Service.
Spongiform encephalopathy.
ses resim taşıyıcı aralığı
- Belli bir olukta, ses taşıyıcı dalga ile resim taşıyıcı dalganın yinelenimleri arasındaki başkalık.
Sound carrier relative to vision carrier.
Frequenzabstand zwischen Bild- und Tonträgerfrequenz
Écart entre porteuse son et porteuse vision
görüntülük
- Ekran.
- (Mecaz olarak) Sinema. TV
- Almaç ışıtacının dışarıya bakan, üzerinde görüntüler izlenen, iç çeperi ışınır özdekle sıvalı, dikdörtgen biçimindeki bölümü.
- Göstericinin, üzerine görüntüleri yansıttığı, filmin izlenmesini sağlayan, çeşitli dokuda, beyaz, gerilmiş yüzey
Screen.
Screen, projection screen, theatre (ABD: theater) screen,.
Television screen.
1-2. Bildwand, Projektionswand, Leinwand, Filmleinwand, Schirm, Projektionsschirm, 3. Bildschirm, Fernsehbildschirm, Fernsehschirm
1-2. écran (de cinéma, de projection), 3. écran (de télévision)
Türetilmiş Kelimeler (bis)
sesses resim taşıyıcı aralığıses 1394ses absorpsiyon katsayısıses açısındanses ahengises aksettiren cihazses aktarmasıses alses alametlerisese constituer prisonnierse defendendose desimalse perdregeçiricigeçiricilikgeçirilengeçirilmegeçirilmekgeçirgeçirebilengeçirengeçirgengeçirgen olmayangeçigeçi kabulgeçicigeçici adgeçici adres
