sırf ne demek?

  1. Yalnızca

    Sırf vazife diye yaptığım bu ufak tefek hizmetler boşa gitti.

    R. N. Güntekin
  2. Tümüyle, bütün olarak, büsbütün

    Kâhinliğimin sırf bir tesadüfe dayandığı oy birliği ile kabul edildi.

    H. Taner
  3. Sadece,
  4. Bk. salt
  5. Sadece, yalnızca.
  6. (en)Mere.
  7. (en)Only.
  8. (en)Purely.
  9. (en)Sheer.
  10. (en)Simply.
  11. (en)Pure.
  12. (en)Solely.
  13. (en)Utter.
  14. (en)Nothing but.
  15. (en)Merely.
  16. (en)Wholly.

yalnızca

  1. Yalnız olarak.
  2. Tek başına
  3. Belli durumun, şartın veya işin dışına çıkmaksızın, yalnız, ancak, tek, sırf, salt, sadece.
  4. Sırf
  5. (en)Exclusively.
  6. (en)Just.
  7. (en)Merely.
  8. (en)Only.
  9. (en)By oneself.
  10. (en)Alone.

salt

  1. İçinde yabancı bir öge bulunmayan, mutlak.
  2. İçine, kendisine yabancı hiçbir şey karışmamış, arı.
  3. Yalnızca
  4. Başka bir yetiye bağlı olmayan. (Ör. Descartes'tasalt anlık duyulara gereksinme göstermeyen, böylece desalt olan bilgiyi sağlar.)salt us (Kant'ta): Deneyden bağımsız, içinde duyudan hiç bir şey bulunmayan us.
  5. Uygulamayla ilişkisi olmayan bilimler. (Ör.salt matematik.)
  6. İçine, kendisine yabancı başka hiç bir şey karışmamış olan ; arı.
  7. Deriyle ilişkili lenfoid doku.
  8. Bileyi taşı.
  9. (en)Dish for salt at table; a saltcellar.
  10. (en)Sailor; usually qualified by old.

sırf bunun için

  1. (en)Ipso facto.

sırf karesel denklem

  1. Bk. yalın karesel denklem.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

sırf bunun içinsırf karesel denklemsırf nazarı keşfiyyatsırf üçüncü dereceden denklemsırsır açmaksır çatlağısır çatlamasısır doluSIsı birimlerisıabSIADHsıba
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın