sıradan çıkmak ne demek?
Fall out.
fall
- Sonbahar
- Inmek
- Çökme, yağış
- Düşüş kaydetmek
- Hayvanların doğması
- (fell, fallen) düşmek, dökülmek, yağmak
- Güz
- Çökmek
- Düşüş, düşme
- Kapanmak, yıkılmak, mahvolmak, ölmek
sıradan
- Herhangi bir, bayağı, alelade
Undistinguished.
Unsophisticated.
Uncoloured.
Spartan.
Simple.
Pedestrian.
Measly.
Humble.
Humdrum.
sıradan adam
Everyman.
çıkmak
- Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek
- İçeriden dışarıya varmak, gitmek
- Eksilmek.
- Yetişecek ölçüde olmak.
- Yapılmak, yürümek.
- Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek
- Süresi dolduğunda ayrılmak.
- Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak
Come off.
Come on.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
sıradansıradan adamsıradan alacaklarsıradan bağıtlarsıradan belirtilersıradan biçimdesıradan görünümlüsıradan ifadesıradan insanlarsıradan insanlardan ayrılmaksıradasırada durmaksıradağsıradağlarsırasıra bağıntı katsayısısıra bağıntısısıra bağlantılı lambasıra bendeçıkmakçıkmakbeyçıkmaklıkçıkmaçıkma desteğiçıkma durumuçıkma durumu ekiçıkma grubuçıkçık dışarıçıkacakçıkacak olançıkaççıbançıban ağırşağıçıban başıçıban işlemekçıban var
