sıcak kanlı at ırkları ne demek?

  1. Sıcak iklime sahip doğu veya orta Asya orijinli at ırkları.
  2. (en)Hot blooded.

sıcak

  1. Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı
  2. Isısı yüksek olan, çok ısınmış
  3. Havadaki yüksek ısı
  4. Yer
  5. Hamam.
  6. Dostça olan, sevgi dolu.
  7. Sıcak yer
  8. sıcakkanlı, cana yakın
  9. Yüksek düzeyli radyoaktiflik.
  10. (en)Heat.

sıcak apse

  1. Ani ve şiddetli yangılar sonucu oluşan, ağrı, kızarıklık, sıcaklık ve şişkinlikle belirgin olan apseler.
  2. (en)Abscess acuta.

kanlı

  1. Kan bulaşmış
  2. Kanı olan.
  3. Kan dökülmesine sebep olan
  4. İsteyerek kan dökmüş olan (kimse), hunriz, katil.
  5. Kanlanmış olan.
  6. Kan davasında taraf olan
  7. Kanı yoğun olan, demevi.
  8. (en)Blooded.
  9. (en)Bloody.
  10. (en)Gory.

at

  1. Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş.
  2. Astatin elementinin simgesi.
  3. Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan.
  4. Tek parmaklılar (Perissodactyla) takımının,atgiller (Equidae) familyasından, küçük başlı ve kısa kulaklı, uzun kıllı yele ve kuyruğu olan, geniş bir tırnakla çevrilmiş olan üçüncü parmağının ucu ile yere basan, bütün dünyaya yayılmış, erkeğine aygır, dişisine kısrak denilen bir tür.
  5. Zoolojik sınıflandırmada Equidae ailesinin equus cinsinden olan at türüne verilen genel ad, hippos.
  6. (en)Relation of proximity to, or of presence in or on, something; as, at the door; at your shop; at home; at school; at hand; at sea and on land.
  7. (en)The relation of some state or condition; as, at war; at peace; at ease; at your service; at fault; at liberty; at risk; at disadvantage.
  8. (en)The relation of some employment or action; occupied with; as, at engraving; at husbandry; at play; at work; at meat ; except at puns.
  9. (en)The relations of time, age, or order; as, at ten o'clock; at twenty-one; at once; at first.
  10. (en)The relations of source, occasion, reason, consequence, or effect; as, at the sight; at this news; merry at anything; at this declaration; at his command; to demand, require, receive, deserve, endure at your hands.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

sıcaksıcak apsesıcak bağsıcak balmumu ile resim yapmasıcak baskısıcak basmaksıcak basmasısıcak başına vurmaksıcak başlamalı lambasıcak başlatmasıcacıksıcacık ve hoşsıcağa karşı hassassıcağı sıcağınaSIsı birimlerisıabSIADHsıbakanlıkanlı agarkanlı basrakanlı basurkanlı bıçaklıkanlı bıçaklı olmakkanlı bir şekildekanlı canlıkanlı dalapkanlı eğlencekanla dolukanla ilgilikanla kaplamak veya lekelemekkanla sağaltımkanla sertleşebilir
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın