recipe ne demek?
- Yemek tarifi
- Reçete, tertip
- Çare, çözüm, plan.
- Yemek tarifi, reçete, tarife
yemek
- Yeme, karın doyurma işi
- Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam.
- Günün belli saatlerinde yenilen besin
- Konuklara yiyecek verilerek yapılan ağırlama
- Ağızda çiğneyerek yutmak
- Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek
- Isırmak.
- Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak.
- Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak
- Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek.
recipient
- Yatkın
- Bkz. resipiyan
- Verilen şeyi alan kimse, alıcı
- Duyarlı, hassas
reciprocal
- Evrik, karşıt
- Çift taraflı
- Karşılıklı
- Mütekabil, iki taraflı
- Birbirinin yerine geçen
- Ortak
- Karşılıklı şey
- Evrik değer
