perişan halde olmak ne demek?
Be in a sad pickle, be in a sorry pickle.
perişan halde
Under the harrow, at a low ebb.
perişan
- Dağınık, düzensiz, karmakarışık
- Acınacak durumda olan, zavallı
- Dağınık, karışık.
Wretched.
Abject.
Miserable.
Spent.
Scattered.
Disordered.
Perplexed.
hal
- Çözme, çözülme.
- Eritme.
- Karışık bir sorunun içinden çıkma, sonuca varma.
- Sebze, meyve, bakliyat vb.nin satıldığı yer.
- Tahttan indirme.
- Güç, kuvvet, takat.
- Şimdiki zaman, içinde yaşanılan zaman
- Durum.
- Davranış, tutum, tavır
- Kötü durum, sıkıntı, dert.
olmak
- Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak
- Gerçekleşmek veya yapılmak.
- Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak
- Bir şeyi elde etmek, edinmek
- Bir durumdan başka bir duruma geçmek.
- Herhangi bir durumda bulunmak.
- Uygun düşmek, yerinde görülmek.
- Yetişmek, olgunlaşmak.
Be situated.
Happen.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
perişan haldeperişanperişan etmekperişan görünmekperişan hissetmekperişan kılıklıperişan olmakperişan olmuşperişanhatırperişanıperiperi bacasıperi gibiperi hastalığıperi hissini verenhaldemanhalden anlamahalden anlamakhalden anlamayanhalden anlarhalden anlayanhalden anlayan adamhaldex kavramahaldhaldane effecthaldane etkisihaldarhalhal aykırılığıhal böyle ikenhal çekerliğihal değişikliği
