mirat ne demek?
Kökeni: Arapça
- Osmanlıca'da yazılışı: mir'at.
- Ünlü bir tür lale.
- Ayine.
- Ayna.
- Bk. ayna
ayna
- Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat
- Karagöz oyununda perde.
- Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha.
- Atların diz kapağı.
- İyi bir durumda, yolunda.
- Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey
- Küreğin yassı uç bölümü.
- Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün.
- Bk. yansıtaç I
- Çeşitli sinema ve televizyon aygıtlarında ve ışık kaynaklarında, üzerine düşen ışığı düzenli biçimde yansıtan yüzey.
miratül ayn
- Bir şeyin dış görünüşü. (Osmanlıca'da yazılışı: mir'at-ül ayn)
mira
- Arazi üzerinde seçilmiş bir işaret noktasının düşeyini gösteren, yön belirtmek için uzaktan gözlenen, geometrik biçimli tahta lata.
- eski likya kentlerinden birinin adı. bir kuyruklu yıldız adı. ayrıca ispanyolcada da "bak" anlamındadır.
- (Riya. dan) Riya etme, riyakarlık yapma.
Surveyor's rod.
Remarkable variable star in the constellation Cetus.
MILAN infra-red active night vision attachment.
Microsoft's codename for its remote display technology This technology allows a simple tablet to be carried around which communicates to a desktop PC over WiFi networking.
Levelling rod.
Davion world , located in the Valexa PDZ region.
Look.
