ayna ne demek?

  1. Karagöz oyununda perde.
  2. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha.
  3. Atların diz kapağı.
  4. İyi bir durumda, yolunda.
  5. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey

    Bir ülkenin sanat ve kültür hayatı bir bakıma o ülkenin uygarlık aynasıdır.

    H. Taner
  6. Küreğin yassı uç bölümü.
  7. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün.
  8. Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat

    Ben onun aynada saçlarına değil, bana baktığını gene aynadan görüyordum.

    T. Buğra
  9. Bk. yansıtaç I
  10. Çeşitli sinema ve televizyon aygıtlarında ve ışık kaynaklarında, üzerine düşen ışığı düzenli biçimde yansıtan yüzey.
  11. Bk. fide baygınlığı.
  12. Büyükbaş hayvanların but kısmının iç yüzünde, üstte çanak kemiğinden, altta diz eklemine kadar uzanan, 3-4 kg ağırlığındaki kemiksiz et parçası, tranç.
  13. Bk. yansı
  14. (C.:
  15. (en)Headstock.
  16. (en)Head board.
  17. (en)Riser.
  18. (en)Foil.
  19. (en)Headboard.
  20. (en)Face.
  21. (en)Apron.
  22. (en)Table.
  23. (en)Dial.
  24. (en)Frontpiece.
  25. (en)Plate.
  26. (en)Pane.
  27. (en)Head.
  28. (en)Chuck.
  29. (en)Blade.
  30. (en)Panel.
  31. (en)Facing.
  32. (en)Disk.
  33. (en)Disc.
  34. (en)Reflector.
  35. (en)Looking-glass.
  36. (en)Looking glass.
  37. (en)Glass.
  38. (en)Mirror.
  39. (en)Top round.
  40. (al)Spiegel
  41. (fr)Miroir

karagöz

  1. Adını baş oyun kişisi Karagöz'den alan Türk gölge oyunu.
  2. Deve derisinden veya mukavvadan kesilip boyanmış insan biçimlerini beyaz bir perde üzerine arkadan ışık vererek yansıtma yoluyla oynatılan oyun.
  3. İzmaritgillerden, 25-30 cm uzunluğunda, enli, boz renkli, beyaz etli bir balık (Sargus sargus).
  4. Bu oyunda halk görüşünü ve duyuşunu veren kimse.
  5. Türk gölge oyununun iki eksen kişisinden biri. Dışa dönük, içi dışı bir, olduğundan başka gözükmeyen, yoksul bir halk tipidir. Halkın sağduyusunu ve törelerini yansıtır. Hacivat'ı dolandırmak gibi küçük kusurlar onda hoş görülür, çünkü o, ortağı tarafından daha büyük ölçüde dolandırıldığının farkındadır. Dürüst ve açıksözlüdür. Sürekli geçim derdinde olanKaragöz, ekmek parası için sevmediği ve beceremediği işleri yapmak zorunda kalır. Cesur ve gözüpektir. Dilencilik yapmaz, emeği karşılığı para kazanmak ister. Parası olduğunda gönlü yüce, eli açıktır. Çabuk kanan, çocuksu bir iyimserliği vardır. Tecimden hiç anlamaz. Gerçekçidir, hayal kurmaktan hiç hoşlanmaz. Her kalıba giremediği, dalkavuk ve çıkarcı olmadığı için kapılar yüzüne kapanır. Ama onun bu dürüstlüğünden hoşlanan mert kişiler de vardır, örnek : Tuzsuz Deli Bekir ya da Matiz, onun tok sözlülüğünden ve yiğitliğinden hoşlandıkları için başkaları arasından yalnızca onu bağışlarlar. Hacivat ile aralarında sürekli bir işçi-işveren ilişkisi görülür.
  6. (en)Karaghioz.
  7. (en)Bream.
  8. (en)Shadow play.
  9. (fr)Karagheuse

ayna artifaktı

  1. Ultrasonografide, ses demetinin, düzgün ve güçlü bir yansıtıcı yüzeyle karşılasması sonucunda meydana gelen görüntü hatası.
  2. (en)Mirror image artifacts.

ayna bakısı

  1. Çeşmeye asılmış olan aynada beliren görüntülere bakılarak geleceği belirtme, bk. bakı. krş. düş bakısı.
  2. (en)Catoptromancy.
  3. (fr)Catoptromancie

Türetilmiş Kelimeler (bis)

ayna artifaktıayna bakısıayna benlikayna camıayna çekimiayna disli mahrutisiayna disli yatagiayna dişliayna dişlisiayna falıaynayn i mürekkebayn üs sevir
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın