liberal parti ile ilgili ne demek?
Whig.
liberal
- Hürriyet ve serbestlikle ilgili.
- Serbest ekonomiden yana olan (kimse, parti vb).
- Hoşgörülü.
- Fr. Ferdi hürriyet lehinde, hürriyete elverişli. Ferdi teşebbüs ve hürriyet haklarını korumak için en iyi vasıta, devletin salahiyyetlerini mümkün olduğu kadar tahdid etmek fikri. Rusya'daki dinsiz sosyalistliğin zıddı. (Bak: Sosyalizm)
Bestowing in a large and noble way, as a freeman; generous; bounteous; open-handed; as, a liberal giver.
Bestowed in a large way; hence, more than sufficient; abundant; bountiful; ample; profuse; as, a liberal gift; a liberal discharge of matter or of water.
Not strict or rigorous; not confined or restricted to the literal sense; free; as, a liberal translation of a classic, or a liberal construction of law or of language.
Not narrow or contracted in mind; not selfish; enlarged in spirit; catholic.
Free to excess; regardless of law or moral restraint; licentious.
Not bound by orthodox tenets or established forms in political or religious philosophy; independent in opinion; not conservative; friendly to great freedom in the constitution or administration of government; having tendency toward democratic or republican, as distinguished from monarchical or aristocratic, forms; as, liberal thinkers; liberal Christians; the Liberal party.
liberal arts
- Beşeri ilimler, edebiyat ve beşeri bilimler, sosyal bilimler
parti
- Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları siyasal topluluk, fırka
- İnsan topluluğu.
- Bir bütünün parçası, kısım
- Bazı oyunlarda bir kez
- Bir kişi, bir kuruluş veya bir topluluğun, çoğu belli bir şeyi kutlamak amacıyla düzenledikleri eğlence
- Tutam (II).
- Çok ucuza elde edilen şey, kelepir.
- Vurgun, kazanç
- Armoniyi oluşturan ezgilerden her biri.
- Aynı koşullarda ve zamanda üretilen, ambalajı, ambalaj büyüklüğü, sınıfı, tipi, çeşidi ve boyu aynı olan ürün örnekleri veya ambalajları topluluğu.
ile
- Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, sebep veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz
- Bazı soyut isimlere getirildiğinde durum bildiren zarflar oluşturan bir söz.
- Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.
With.
Together with.
Withal.
Plus.
By means of.
Hereby.
Upon.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
liberalliberal artsliberal democracyliberal economyliberal educationliberal ekonomiliberal ethicsliberal görüşlü kimseliberal olmayanliberal parti üyesiliberlibelibellibelantlibeleelibelerpartiparti adamiparti aday listesiparti büyüklüğüparti coloredparti colouredparti çevirmekparti değişimiparti değiştiren milletvekiliparti değiştirmekpartpart acceptancepart and parcelpart charterpart company
