left stand ne demek?
- Sol tribünde
sol
- Vücutta kalbin bulunduğu tarafta olan, sağ karşıtı.
- Bu taraftaki yön.
- Sosyalizme yakın görüşte olan grup.
- Boksta sol yumrukla vuruş.
- Gam dizisinde fa ile la arasındaki ses.
- Bu sesi gösteren nota işareti.
- Sıvı hâlde bir kolloit ya da süspansiyon.
- Bir sıvı ortamda bir katının kolloidal boyutta dağılmasıyla oluşan çözelti.
- Güneş.Dgr.: anat. sol
- Sıvı h
left shift
- Sola kaydirma
left side
- Sol taraf
stand
- (açık havada bulunan geçici) sahne. stand (sergi yeri)
- Katlanmak, direnmek, göğüs germek, karşı koymak
- Kullanılmadığı zamanlarda gitarı dengede tutmak için altına yerleştirilen sehpa.
Act of standing; halt; position; stance, point of view; defensive effort; raised platform; kiosk which sells or distributes items; taxi station; piece of furniture on which items are stored or displayed; seat for witnesses during a court trial.- Durmak, ayakta kalmak
- Ayakta durmak
- Kalmak, baki kalmak
- Sebat etmek, tahammül etmek, çekmek, dayanmak
- Sabit olmak
- Inat etmek, ayak diremek
Türetilmiş Kelimeler (bis)
left shiftleft sideleft slantingleft a deep scar on himleft a scar on himleft a tipleft a void behind himleft adjustleftleft alignedleft alignmentleft atriumleft auricleleflefalefaiflefazlefcstandstand a chancestand a drinkstand adjournedstand aghaststand alstand alonestand alone modemstand alone programstand aloofstanagstanat yunağıstancestanchstanchion
