koltukta olmak ne demek?

  1. Başkasının konuğu olup, kendi masraf etmemek.

koltuk

  1. Demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip.
  2. Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer
  3. Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye
  4. Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni
  5. Yapıcılıkta yan destek.
  6. Yüksek mevki, makam.
  7. Koltuklama veya koltuklanma.
  8. Kayırma, destek.
  9. Sinemalarda, birinciden sonra salonun arkasına doğru uzanan, bazen lükskoltuk olarak ikinci bir bölünmeye de uğrayan bölüm.
  10. Bk. yer tasarı

koltuk altı

  1. Kolun omuzla birleştiği yerin altındaki çukurluk.
  2. Kayırma.
  3. Ön kolun gövdeyle birleşim yeri mediyalinde oluşan çukurluk, aksilla.
  4. (en)Axilla.

olmak

  1. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak
  2. Gerçekleşmek veya yapılmak.
  3. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak
  4. Bir şeyi elde etmek, edinmek
  5. Bir durumdan başka bir duruma geçmek.
  6. Herhangi bir durumda bulunmak.
  7. Uygun düşmek, yerinde görülmek.
  8. Yetişmek, olgunlaşmak.
  9. (en)Be situated.
  10. (en)Happen.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

koltukkoltuk altıkoltuk altı atardamarıkoltuk altı sıcaklığıkoltuk altı sinirikoltuğa girmekoltuğa gömülmekkoltuğu kaptırmamakkoltuğundan etmekkoltuğunu kaptırmakkoltasolmakolmak istiyorolmak üzereolmak üzere olanolmaksızınolmaktaolmakta olanolmaktan çok uzakolmaolma ihtimali çok uzak istekolmadanolmadan da yapabilmekolmadan yapmak
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın