kazam ne demek?
- Şey.
kazamat
- Obüslerden, bombalardan korunmak için yerin altına kazılmış siper.
Casemate.
kaza
- Can veya mal kaybına, zararına sebep olan kötü olay.
- İlçe, kaymakamlık
- Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan dinî kurallara uygun olarak yerine getirme.
- Yargı.
- Kadılık görevi.
- Bk. ilçe
- Bk. yargı (1)
- hüküm karar verme, emir tesbit vs
- Çocukların başını traş edip, bazı yerlerinde kısım kısım saç bırakmak.
- Birdenbire olan musibet. Beklenmedik bela.
