kadıyoran ne demek?
- Ayak direyen.
- Dik kafalı.
- İnatçı.
ayak
- Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü.
- Bacak.
- Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri.
- Vücudun belden aşağı bölümü.
- Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi.
- Basamak.
- Fut.
- Futun küpü alınarak hesaplanan değer.
- (Türkiye'de) Bir ya da daha çok yapımcının, dağıtımcının yalnız kendi filmlerini oynatmak amacıyla bir mevsim boyunca kapattığı sinema ya da sinemalar topluluğu.
- Bk. üçayak
kadıyanilik
- Hintli müslüman mirza gulam ahmed tarafından hindistan'nın pencap eyaletinde 1880 yılında kurulan ve daha çok kıyamet konularını kendilerine iş edinen islami hareketin adı
kadı
- Seri devlette, mahkeme reisi. ilim sahibi yetkili.
- Osmanlıca'da yazılışı: kadî.
- Tanzimat'a kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları.
- Osmanlılarda şerîat mahkemelerinin başında bulunan, aynı zamanda görev yeri ve çevresindeki düzenle ilgili yönetim ve denetim yetkileri bulunan yargıç.
- Hüküm, karar, hakimlik.
- Hakim. Peygamber (A.S.M.) namına suçluyu ve suçsuzu ayırıp şeriatla hükmeden hakim.
Cadi, kadi, Muslim judge.
