high speed flight ne demek?
- Yüksek hızlı uçuş
yüksek
- Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan
- Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan
- Güçlü, etkili, şiddetli.
- Derece veya makamı bakımından üstün.
- Normal değerlerin üstünde olan, çok
- Erdemli, faziletli.
- Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan.
- Yukarıda, üst tarafta olan yer
Elevated.
Exalted.
high speed aircraft
- Yüksek hızlı uçak
high speed camera
- Yüksek hızlı kamera
speed
- Hız, sürat
- Ivinti, çabukluk, çabuk gitme
- Çabuk gitmek, süratle gitmek koşmak, acele etmek
- Acele ettirmek, hız vermek
- Yolunu açık etmek, uğurlamak, yolcu etmek, hızlandırmak, hız yapmak, süratli gitmek, başarılı olmak
- Eski uğur, başarı, muvaffakiyet: (argo) amfetamin
- Eski muvaffak etmek
- Eski uğurlu kılmak, uğur getirmek
- Uğurlamak, geçirmek
flight
- Uçma
- Uçak seferi
- Uçuş
- Seyir, yol alma, hareket
- Göç, hicret
- Bir kat merdiven
- Bir uçuşta katedilen mesafe, menzil
- Firar, kaçış
- Birkaç uçaktan ibaret hava filosu: (kuşlar) göç etmek
- Kaçma, kuş sürüsü, böcek sürüsü, yağmur (kurşun, ok vb.), akış, geri çekilme
Türetilmiş Kelimeler (bis)
high speed aircrafthigh speed camerahigh speed enginehigh speed knockhigh speed memoryhighhigh accuracyhigh algebrahigh alloy steelhigh altitudehigh altitude aircrafthigh altitude bombinghigh altitude diseasehigh altitude enginehigh altitude flighthigglehiggledy piggledyhiggledypiggledyhigglerhigglingspeedspeed brakespeed converter concentratorspeed counterspeed dialingspeed indicatorspeed lathespeed limitspeed merchantspeed of contrast perceptionspee eğrisispeechspeech analysisspeech bandspeech center
