hap gibi yapmak ne demek?
- (zor, karmaşık konu için) kolay anlaşılır, yalın duruma getirmek.
hap
- Kolayca yutulabilmesi için toparlak durumuna getirilmiş ilaç
- Bir içimlik afyon.
- Çocuk dilinde yiyeceği yutma sesi.
- Yapıştırıcı (şeker, jelatin, dekstrin, un v.s veya absorblayıcı (nişasta, süt şekeri, magnezyum karbonat, magnezyum oksit v.s.) ile ilaç karışımından yapılmış disk.
- Toz veya yarı katı durumdaki ilaçların bağlayıcı maddelerle karıştırılıp hamur h
That which happens or comes suddenly or unexpectedly; also, the manner of occurrence or taking place; chance; fortune; accident; casual event; fate; luck; lot.
Hazardous Air Pollutant.
Hazardous air pollutant In general, an 'air toxic ' Specifically, this also refers to one of the 188 specific pollutants listed in the 1990 Clean Air Act amendments.
Housing Assistance Payments HUD pays the assistance to the owner of an assisted unit on behalf of an eligible family The payment is the difference between the contract rent and the tenant rent.
Habitat Action Plan.
hap almış
Dopey.
gibi
- ...-e benzer
- O anda, tam o sırada, hemen arkasından.
- İmişçesine, benzer biçimde
- ...-e yakışır biçimde.
Like.
Kind of.
Something like.
Fashion.
Such as.
Wise.
yapmak
- Yol almak
- Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak
- Salgılamak, çıkarmak
- Dışkı çıkarmak
- Gerçekleştirmek
- Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek
- Evlendirmek
- Bir durum yaratmak
- Edinmek, sahip olmak
- Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek
