günyüzü görmek ne demek?
See daylight.
see
- Seyretmek, bakmak
- Anlamak
- Uğurlamak, yolcu etmek
- Göz önüne almak
- Görmek
- (saw, seen) görmek
- Anlamak, farkına varmak
- Bakmak, dikkat etmek
- Görüşmek, kabul etmek
- Tecrübesi olmak, tecrübe ile öğrenmek
günyüz
- Aydınlık ve parlak yüz.
- Gün-yüz.
günyaruk
- Gün ışığı.
- Gün-yaruk.
görmek
- Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek
- Anlamak, kavramak, sezmek
- Yanına gidip konuşmak.
- Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek.
- Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak
- Yapmak, etmek.
- Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak.
- Almak.
Transact.
Observe.
