fon dip ne demek?
- Bardakta ya da şişede kalan içkiyi bir seferde sonuna değin içmek anlamına gelen "fon dip yapmak" kalıbında geçer.
fon akımları hesabı
- Ekonominin çeşitli kesimleri tarafından ödünç alınan ve verilen fonların kaydı.
Flow of funds accounts.
fon akışı
Flow of funds
- İki evcikli
- İşletim sitemi ve kayıtlarda bulunan yazılımların incelenmesi yöntemi.
- Sayısal delillerde daha önceden İnternet üzerinde ziyaret edilmiş sitelerine ait kayıt bilgilerinin tespit edilmesi yöntemi.
- İnternet üzerinde daha önceden ziyaret edilmiş siteleri gösteren dosyalar.
- İzomagnezyum halojenür ile aril asetik asit veya onun sodyum tuzuyla oluşan, Grignard reaktifine benzer bir belirteç.
- İndiyum elementinin sembolü. (II)
- Difüzyon akımı ile ona etki eden değişkenler arasındaki ilişkiyi veren eşitlik. id = 607 n D1/2 C m2/3 t1/6 Bu değişkenler analit reaksiyonunda söz konusu elektronların sayısı (n), difüzyon katsayısının karekökü (D1/2) ve damlayan civa elektrotunun kılcal sabiti (m2/3 t1/6)'dır.
- Koliform grubu bakterilerin ayırımında kullanılan testler grubu.
- İngiliz ve Arap safkanların çiftleştirilmesiyle elde edilen ve en az % 25 Arap Atı genotipi taşıyan at.
- 17. yüzyılın sonlarından itibaren yarış yeteneği yüksek olan İngiltere'nin yerli at ırklarıyla 30'un üzerinde Arap aygırı kullanarak kombinasyon melezlemesi yöntemiyle yarış yeteneği ve hız yönünden seleksiyon uygulanarak elde edilmiş, başı büyük ve uzun, kulakları sivri ve az hareketli, boynu uzun ve kuvvetli, cidago uzun kuvvetli ve yüksek, bedeni uzun ve yandan bakıldığında dikdörtgen şeklinde, 6 adet bel omuruna sahip, daha çok al ve doru seyrek olarak kır ve yağız donlarına rastlanan, iklime uyma yeteneği yüksek, yarış ve spor amaçlı yetiştirilen, at ırkları içinde en hızlı koşan bir at ırkı.
dip
- Oyuk veya çukur bir şeyin en alt bölümü
- Taban.
- Dikili duran bir şeyin yerle birleştiği nokta ve çevresi veya bir şeyin yanı başı
- Kapalı bir yerin kapıya göre en uzak bölümü
- Arka, kıç
- İktisadi konjonktürdeki daralmanın en alt noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle daralmadan tekrar genişlemeye geçisi yansıtan dönüş aşaması. krş. doruk
- S] TV. Görünçlüğün gerisinde yer alan, geriye düşen yerler. Ön karşıtı.
- Lambanın, ?r.plot] [İtaşıyıcısına takılmasına ve elektrik bağlantısının sağlanmasına yarayan bölümü.
The angle of incline from horizontal of a planar feature, such as an orebody.
To plunge or immerse; especially, to put for a moment into a liquid; to insert into a fluid and withdraw again.
