doğrularak oturmak ne demek?

  1. (en)Sit up.

sit

  1. Tarih öncesinden günümüze kadar değişik çağların ve uygarlıkların kültür değerlerini temsil eden eser veya kalıntı.
  2. Bazı ayrıcalıklar dışında olgunlaşmamış bir hücreyi belirten son ek
  3. (en)To perch; to rest with the feet drawn up, as birds do on a branch, pole, etc.
  4. (en)To remain in a state of repose; to rest; to abide; to rest in any position or condition.
  5. (en)To lie, rest, or bear; to press or weigh; - - with on; as, a weight or burden sits lightly upon him.
  6. (en)To be adjusted; to fit; as, a coat sts well or ill.
  7. (en)To suit one well or ill, as an act; to become; to befit; used impersonally.
  8. (en)To cover and warm eggs for hatching, as a fowl; to brood; to incubate.
  9. (en)To have position, as at the point blown from; to hold a relative position; to have direction.
  10. (en)To occupy a place or seat as a member of an official body; as, to sit in Congress.

doğrular arasındaki uzaklık

  1. (…)
  2. (en)Distance between lines.

doğrular demeti

  1. Bir ortak noktası olan doğrular kümesi.
  2. (en)Pencil of lines.
  3. (fr)Faisceau de droits

oturmak

  1. Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek
  2. Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak
  3. Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak
  4. Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek
  5. Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak.
  6. Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek.
  7. Biriyle beraber yaşamak
  8. Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak
  9. (en)Fall.
  10. (en)Sit down.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

doğrular arasındaki uzaklıkdoğrular demetidoğrular yöntemidoğruladoğrulamdoğrulam kuramıdoğrulamadoğrulama ekranıdoğruloturmakoturmakçıoturmaoturma alanioturma belgesioturma bildirgesioturma bildirimioturoturacağı yeri ayarlamakoturacakoturacak yeroturacak yer sağlamaotu biçip kurutmakotu çek, köküne bakotuk
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın