dalgalanmaya bırakmak ne demek?

  1. Paranın gerçek değerini bulması için girişimde bulunmadan beklemek.

dalgalanma

  1. Dalgalanmak işi.
  2. Mal fiyatlarının türlü sebeplerle inişi veya çıkışı.
  3. Bir toplumda uyumsuzluktan doğan karışıklık.
  4. Koşu duruşunda, dizlerin hafif bükülmesinden ve kolların gevşek olarak öne yukarı doğru kaldırılmasından sonra, dizlerin gerilerek gövdenin doğrulmasıyla vücudun diz, kalça, bel, sırt, baş ve kollarda geliştirdiği bir dalga hareketi.
  5. Koşu duruşunda, dizlerin hafif bükülmesinden ve kolların aşağıda tutuştan gevşek - öne - yukarı savrulmasından sonra, dizlerin gerilmesi, kalçanın öne itilmesi, gövdenin doğrulmasıyla vücudun diz, kalça, bel, sırt, baş ve kollarda geliştirdiği bir dalga devinimi.
  6. Dalga etkisi sonucunda, görünçlükte ortaya çıkandalgalanma görüntüsü.
  7. Kapalı bir boşlukta bulunan sıvının parmakla üzerine basıldığında verdiği dalgalanma duygusu, fluktuasyon.
  8. Farklı düzeyler gösteren, zaman zaman değişen.
  9. (en)Undulation.
  10. (en)Fluctuation.

dalgalanmak

  1. Üzerinde dalga oluşmak
  2. Renk, ton değiştirmek.
  3. Hareketli olmak, kıpırdamak
  4. (en)Billow.
  5. (en)Surge.
  6. (en)To wave.
  7. (en)To undulate.
  8. (en)To billow.
  9. (en)To become rough.
  10. (en)To float.

bırakmak

  1. Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak.
  2. Koymak
  3. Bir işi başka bir zamana ertelemek.
  4. Unutmak.
  5. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek.
  6. Saklamak, artırmak.
  7. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek
  8. Engel olmamak
  9. (en)Break oneself of a habit.
  10. (en)Leave.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

dalgalanmadalgalanmakdalgalanmalardalgalanmamakdalgalandalgalanandalgalandırıcıdalgalandırışdalgalandırıyorbırakmakbırakmak koyvermekbırakmabırakma alanlarıbırakma bedelibırakma gölgesibırakma kirişibırakbırak allah aşkınabırak allahını seversenbırak artıkbırak konuşsunbırahe
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın