dalgalanma ne demek?

  1. Dalgalanmak işi.
  2. Mal fiyatlarının türlü sebeplerle inişi veya çıkışı.
  3. Bir toplumda uyumsuzluktan doğan karışıklık.
  4. Koşu duruşunda, dizlerin hafif bükülmesinden ve kolların gevşek olarak öne yukarı doğru kaldırılmasından sonra, dizlerin gerilerek gövdenin doğrulmasıyla vücudun diz, kalça, bel, sırt, baş ve kollarda geliştirdiği bir dalga hareketi.
  5. Koşu duruşunda, dizlerin hafif bükülmesinden ve kolların aşağıda tutuştan gevşek - öne - yukarı savrulmasından sonra, dizlerin gerilmesi, kalçanın öne itilmesi, gövdenin doğrulmasıyla vücudun diz, kalça, bel, sırt, baş ve kollarda geliştirdiği bir dalga devinimi.
  6. Dalga etkisi sonucunda, görünçlükte ortaya çıkandalgalanma görüntüsü.
  7. Kapalı bir boşlukta bulunan sıvının parmakla üzerine basıldığında verdiği dalgalanma duygusu, fluktuasyon.
  8. Farklı düzeyler gösteren, zaman zaman değişen.
  9. (en)Undulation.
  10. (en)Fluctuation.
  11. (en)Ripple.
  12. (en)Roll.
  13. (en)Ruffle.
  14. (en)Surge.
  15. (en)Surging.
  16. (en)Sway.
  17. (en)Waviness.
  18. (en)Waving.
  19. (en)Rolling.
  20. (en)Undulating.
  21. (en)Oscillating.
  22. (en)Wave motion.
  23. (en)Oscillation.
  24. (en)Bodygrinder.
  25. (en)Ripple effects.
  26. (al)Riffel
  27. (fr)Tournoiement du corps
  28. (fr)Ondulations

dalgalanmak

  1. Üzerinde dalga oluşmak
  2. Renk, ton değiştirmek.
  3. Hareketli olmak, kıpırdamak
  4. (en)Billow.
  5. (en)Surge.
  6. (en)To wave.
  7. (en)To undulate.
  8. (en)To billow.
  9. (en)To become rough.
  10. (en)To float.

dalgalanmak

  1. Üzerinde dalga oluşmak
  2. Renk, ton değiştirmek.
  3. Hareketli olmak, kıpırdamak
  4. (en)Billow.
  5. (en)Surge.
  6. (en)To wave.
  7. (en)To undulate.
  8. (en)To billow.
  9. (en)To become rough.
  10. (en)To float.

dalgalanmalar

  1. (en)Cycles

Türetilmiş Kelimeler (bis)

dalgalanmakdalgalanmalardalgalanmamakdalgalanmaya bırakmakdalgalandalgalanandalgalandırıcıdalgalandırışdalgalandırıyordalgalama
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın