dalgalanmak ne demek?

  1. Üzerinde dalga oluşmak

    Yüzünde belli belirsiz bir pembelik dalgalanmıştı.

    H. Taner
  2. Renk, ton değiştirmek.
  3. Hareketli olmak, kıpırdamak

    Yolun kenarlarında eğrelti otları tilki kürkü gibi dalgalanıyordu.

    S. F. Abasıyanık
  4. (en)Billow.
  5. (en)Surge.
  6. (en)To wave.
  7. (en)To undulate.
  8. (en)To billow.
  9. (en)To become rough.
  10. (en)To float.
  11. (en)To fluctuate.
  12. (en)To be waved.
  13. (en)To change with the market.
  14. (en)Fluctuate.
  15. (en)Oscillate.
  16. (en)Roll.
  17. (en)Undulate.
  18. (en)Wave.
  19. (en)Whip.

üzerinde

  1. Üstünde
  2. ... ile ilgili, üzerine
  3. (en)Super-.
  4. (en)Above.
  5. (en)Over.
  6. (en)Upon.

dalgalanma

  1. Dalgalanmak işi.
  2. Mal fiyatlarının türlü sebeplerle inişi veya çıkışı.
  3. Bir toplumda uyumsuzluktan doğan karışıklık.
  4. Koşu duruşunda, dizlerin hafif bükülmesinden ve kolların gevşek olarak öne yukarı doğru kaldırılmasından sonra, dizlerin gerilerek gövdenin doğrulmasıyla vücudun diz, kalça, bel, sırt, baş ve kollarda geliştirdiği bir dalga hareketi.
  5. Koşu duruşunda, dizlerin hafif bükülmesinden ve kolların aşağıda tutuştan gevşek - öne - yukarı savrulmasından sonra, dizlerin gerilmesi, kalçanın öne itilmesi, gövdenin doğrulmasıyla vücudun diz, kalça, bel, sırt, baş ve kollarda geliştirdiği bir dalga devinimi.
  6. Dalga etkisi sonucunda, görünçlükte ortaya çıkandalgalanma görüntüsü.
  7. Kapalı bir boşlukta bulunan sıvının parmakla üzerine basıldığında verdiği dalgalanma duygusu, fluktuasyon.
  8. Farklı düzeyler gösteren, zaman zaman değişen.
  9. (en)Undulation.
  10. (en)Fluctuation.

dalgalanmalar

  1. (en)Cycles

Türetilmiş Kelimeler (bis)

dalgalanmadalgalanmalardalgalanmamakdalgalanmaya bırakmakdalgalandalgalanandalgalandırıcıdalgalandırışdalgalandırıyordalgalama
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın