bow down ne demek?

  1. Boyun eğmek

boyun

  1. Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi
  2. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım.
  3. Sorumluluk.
  4. Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer.
  5. Üzeri
  6. Almaç ışıtacının koni biçimindeki bölümünden sonra gelen ve tarayıcı demetin oluşmasını sağlayan; artıuç, elektron topu, Wenhelt borusunun yer aldığı ince bir boruyu andıran bölümü.
  7. Bir hayvanın baş ve gövdesini birleştiren bölge.
  8. Baş ve gövdeyi birleştiren kısım.
  9. Birçok sestod da skoleksle strobila arasında halkalanmanın olmadığı kısım.
  10. (en)Peck (of the tube).

bow and arrow

  1. Yay ve ok

bow and scrape

  1. Yaltaklanmak, sahte bir saygı göstermek

down

  1. Aşağıya doğru
  2. Keyifsiz, morali bozuk
  3. Hav
  4. Aşağı, aşağıya
  5. Aşağı indirmek, alaşağı etmek, yere yıkmak, devirmek, düşürmek
  6. Iniş
  7. Ince kuş tüyü, yonda
  8. Ince tüy, ayva tüyü
  9. Yenmek (sporda)
  10. Bir yudumda içmek, mideye indirmek.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

bow and arrowbow and scrapebow bellsbow compassbow for a violinbowbow headbow inbow leggedbow legsbobo be brought upbo fonksiyonlar sınıfıbo function classbo inciridowndown and outdown and out wit fludown arazıdown arrowdown arrow icondown arrow keydown at heeldown at heelsdown at the heeldowDow işlemidow jones averagedow jones dizinidow jones endeksi
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın