bedel ne demek?

  1. Değer, fiyat, kıymet.
  2. Bir şeyin yerini tutabilen karşılık

    Buna bedel içimde mumlar, mumlar, mumlar yanan bir karanlık var.

    A. Gündüz
  3. Başkasının adına ve onun parası ile hacca giden kimse.
  4. Eşit, denk

    Emsalini göremeyeceğiniz bir saadetle beş on dakika yaşarsınız ki, bütün bir hayata bedeldir.

    R. H. Karay
  5. Askerlik yapmamak veya yapılacak süreyi kısaltmak isteyenlerin devlete ödedikleri para, bu para yasada belirtilen döviz veya karşılığı değiştirilebilir yabancı ülke parasıdır.

    Efrattan bedel alınıp alınmayacağına dair merkezden emir gelmişti.

    Y. K. Karaosmanoğlu
  6. Uşak, hizmetçi, çoban.
  7. Bk. açıklayıcı
  8. Bk. açıklama cümlesi
  9. Bir malın ya da işin karşılığı olan değer, fiyat, denklik.
  10. Karşılık.
  11. 1. değer, kıymet. 2. bir şeyin yerine verilen, yerini tutan şey, karşılık.
  12. Değer, kıymet.
  13. Bir şeyin yerine verilen, yerini tutan şey; karşılık.
  14. (C.: Bedelat) Elde ve ayakta olan zahmet ve ağrı.
  15. (en)Same as Beadle.
  16. (en)Substitutional.
  17. (en)Worth.
  18. (en)Substitute.
  19. (en)Equivalent.
  20. (en)Price.
  21. (en)Cost, price.
  22. (en)Consideration.
  23. (en)Forfeit.
  24. (en)Offset.
  25. (en)Purchase money.
  26. (en)Quid pro quo.
  27. (en)Quittance.
  28. (en)Rate.
  29. (en)Requital.
  30. (en)Wages.
  31. (en)Toll.
  32. (en)Value.
  33. (en)Remuneration.
  34. (en)Equivalent of.
  35. (en)In exchange for.
  36. (en)Sum paid for exemption from military service.
  37. (en)Person who makes the pilgrimage to Mecca in the name of another.
  38. (en)Cost.
  39. (en)Subs.
  40. (en)Compensation.
  41. Tören asasını taşŸıyan kimse (brit.üniv.)

açıklayıcı

  1. Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan.
  2. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
  3. Kendinden önce gelen sözcüğü belirten, açıklayan sözcük veya sözcükler: Şanlı Türk bayrağı, sancağımız, törenle direğe çekildi; Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır; Hafızasında hayat, kendini bilmeye başladığı ilk devrin hiç unutamayacağı anılarının başı, Beşiktaş'ta doğduğu eve kadar uzar, gider; Çok sevdiğimiz yuvamızı, evimizi yıktılar; Çabucak özlediği oğlundan, Ali'sinden uzak kalmıştı; Sevgili kızında, biricik evlâdında her türlü değerin bulunmasını istiyordu vb.
  4. Kendisinden önce gelen kelime veya kelime gruplarını daha açık ifade etmek ve anlamı güçlendirmek için kullanılan kelimeler veya kelime grupları: Atatürk'ün büyük Nutuk'u, siyasî ve millî tarihimizin birinci elden kaynak eseri, Türk hitabet sanatının da doruğa yükselmiş bir şaheseridir. (M. K. Atatürk, Nutuk, Ön Söz). Sonra acayip bir değişiklikle ellerine geçirdikleri bu insan malzemesinin, bu küçücük ve canlı şeyin yerini almaya çalışıyorlardı. (A. H. Tanpınar, Huzur, s. 285). Sonunda yorgun, bitkin ve içi kapkaranlık, kendisini uykuya, kalbinin vurşunu hızlandıran kâbusların arasında, zaman zaman aranan noktaların büyük müjdeler gibi uyuşturduğu uykuya bıraktı. (T. Buğra, Yalnızlar, s. 51). Açıklayıcı özne, açıklayıcı nesne, açıklayıcı dolaylı tümleç ve açıklayıcı zarf tümleci durumunda olan kelime veya kelime grupları da vardır. Bunlara bk.
  5. Açıklamayı okuyan kimse.
  6. (en)Commentator.
  7. (en)Appositive.
  8. (en)Explanatory.
  9. (en)Illustrative.
  10. (en)Revealing.

bedel flaması

  1. Gemiler arasında işaret sancakları ile konuşulurken, üst üste bulunan sancaklardan birini tekrar çekilmesi gerektiği zaman onun yerine çekilen ve o harf anlamına kullanılan flama.

bedel i misil

  1. Emsaline uygun peşin para

Türetilmiş Kelimeler (bis)

bedel flamasıbedel i misilbedel ile ferağbedel olarakbedel olarak koymakbedel ödemekbedel tutmakbedel vermekbedelcibedelenbedebedeckbededbededabedbed and boardbed and breakfastbed and breakfast roombed base
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın