tiyatro

661 anlam
  • a.s.m. "Asistent Stage Manager" deyiminin ingiliz dilindeki tiyatrolarda kullanılışı. Sahne Yönetmeni yardımcısı. Bu kısaltma birçok ülkenin tiyatrolarında k
  • absürt tiyatro İnsanın yaşama, doğaya olan uyumsuzluğunu, doğadan kopmuşluğunu sezdirici bir yolla XX. yüzyıl ortasında yeni bir öz ve biçimle veren tiyatro türü. Ar
  • acıklı komedya Gülünç durumların birtakım acıklı durumlardan çıktığı tiyatro yapıtı türü. Acıklı durumları gülünç durumlarından daha sık olan komedya türü. Bu tür Fr
  • açık hava tiyatrosu Yaz aylarında ya da iklimi uygun yerlerde, açık havada oyunlar oynanan tiyatro yerleri.
  • açık ışıldak Sandık biçiminde’ geniş bir alanı aydınlatan ve sahnenin genel ışıklamasında kullanılan ışıldak.
  • afiş Oyunların tanıtılmasında kullanılan çeşitli biçimde ve kimi kez resimli duvar ilânı.
  • akarap Karagöz oyununda teni beyaz olan Arap tipi.
  • akkor ışıldak Akkor ışık veren toplayıcı, güçlü lambanın bulunduğu ışıldak.
  • akrobasi Oyuncunun göz pekliğini ve gövdesel esnekliğini arttıran, aynı zamanda önemli sahnelerde hiç düşünmeden güç bir davranışı başarabilme yeterliğini sağl
  • aksesuar Oyuncunun, dekor gereğiyle kullandığı eşyalar; dekora yardımcı olacak küçük parça eşyalar, sahne takımları, (bk. Donatım)
  • aksesuvar masası Oyuncuların el altında bulundurdukları sahne takımları masası.
  • aksesuvarcı Aksesuvarı, yani sahne takımlarını hazırlayan görevli kişi (bk. Sahne Donat'ması).
  • aksiyona dayanan oyun Karakter oyununun tam tersi olan, kişilerin yaratılışından değil, durumların gerektirdiği ya da istem dışı davranışlardan, eylemlerden gelişen oyun. B
  • akt Tiyatro eserinde perde.
  • allegro (tûl.) Müzikte çabuk hareketler.Dgr.:allegro
  • allegro Müzikte çabuk ve hareketli bir tempo işareti.
  • amatör Meslekten olmayan, kazanç göstermeksizin sırf hevesinden ötürü bu işi yapan. Acemi, tecrübesiz (hevesli).
  • ana çizgi Oyunun belkemiği, ana olaylar dizisi; ayrıntısız olarak ana bölümleme.
  • ana şalter Tiyatronun bütün ışıklarını kesip açan elektrik anahtarı.
  • anahtar vermek Komiğe nükte yapması için laf açmak.
  • analitik yöntem Çözümsel yöntem olayları oluş sırasında trajik çatışmaya götürmeyen, tersine oyuna trajik çatışmadan girip bunun nedenlerini, geriye doğru giderek yav
  • anapiyesma Antik oyunlarda kişileri mekanik olarak yerden kaldırmaya yarayan makine.Dgr.: anapiesma
  • anti tiyatro lonesco'nun, Genet'nin ve daha bir takım öncü yazarların oyunları için kullanılan bir terimdir. Kabul edilmiş tiyatro kurallarının her yönden dışına ç
  • antrakt Perde arası.
  • aparte Tiyatrocunun sahnede kendi kendine konuşması
  • ara alkışı Perde kapanmadan ya da oyunun bir bölümü bitmeden seyircinin alkışlaması.
  • ara muhavere (Kar.): Karagöz ile Hacivat arasındaki konuşmayı uzatmak için eklenen söyleşme.
  • arabis (Tul.): Kantoda doğu giysileriyle yapılan dans.
  • arap (Kar.Ort. O.): Bir tip: ya baklavacıdır, ya hırsız, ya da dilenci.
  • arap halayık (Kar.): Zenci kadın tipi.
  • arazbar (Ort. O.): Konuşma.
  • aristocu tiyatro Üç-Birlik Kuralı (yer, zaman, olay) ile kurulu, dinsel niteliği olan tiyatro. Seyirciye acıma ve dehşet duyguları vererek ruhu tutkulardan arıtma (kat
  • arka müziği Bir oyunda hareket ve sözlerin yanısıra etkiyi artırmak için yer alan hafife çalınan müzik.
  • arka perde Ön perdenin gerisindeki perde.
  • arka resmi Dekorun derinliğini destekleyen resimli bir pano.
  • arka sahne Ön sahnenin gerisindeki sahne düzeyine verilen ad.
  • arkaik Antik'ten önceki ilk eski Yunan kültür akımı.
  • arkaik oyun Tiyatro eyleminin daha çok tören olduğu çağlardaki gösteriler türü.
  • arleken Elbiseleri yamalardan yapılmış olan pantomima ve kukla komikleri.
  • artistik Kimi yorumculara göre, tiyatroda daha çok dış görünüşe, yani edebiyat dışı göstermeci öğelerin tümünü kapsayan genel kavram.
  • artistik Doğal olmayan, eğitimle elde edilen gövde hareketlerinin tümüne denir;
  • asılı çubuk Sahnede dekor, asmada ve başka işlerde kullanılan demir çubuk.
  • asılı dekor Sahne tavanına asılmış olan dekor.
  • asistan Sahneye koyucunun yanında çalışan, onun yönetimi altında ona yardımcı olan sanatçı.
  • asistan Reji, dekor, müzik gibi işleri yönetenlerin yardımcısı, sahne yönetimine yardım edene verilen ad.
  • askıda bırakma Bekletme, bir durumun çözümünü bile bile uzatma, geciktirme. Seyircinin ilgisini uyanık tutmak için geriye atma.
  • aşırıcılık Bir yazarın, başka bir yazarın yapıtından konu ya da biçim alması. (Aşırmacılık).
  • aşk komedyası Karakter ve töre komedyalarından değişik olarak aşkı, konusuna eksen yapan komedya türü; onsekizinci yüzyıl başında Marivaux'nun oyunları ile tutulmuş
  • atellan komedyası Romalıların, edebiyat yanı ağır basan komedya türü; Atella kentinde ortaya çıkmıştır.
  • ateşbaz (Körm. O.): Osmanlılarda, şenlikler için donanma fişeklerini hazırlayan, ya da ateşle hüner gösteren oyuncu.