tıp

21.010 anlam
  • bivalent bkz. bivalan
  • biyoartifisiyel Bir kısmı canlı dokulardan bir kısmı yapay maddelerden oluşan bir protez organ.
  • biyodansigram Dansigram.
  • biyodegredabl Biodegredasyonla parçalanabilen ve biodegredasyona uğrayan.
  • biyodegredasyon Katı maddelerin organizmaya girdikten sonra sindirilebilmesi için, absorbe veya organizmanın biyolojik sistemleri tarafından parçalanması.
  • biyodisponibilite Biyoyararlanım.
  • biyoenstrüman Biyolojik verilerin kayıt ve iletilmesinde vücuda yerleştirilen elektronik aygıtlar.
  • biyofaji Biyofajizm.
  • biyofajizm Beslenmesini üzerinde yaşadığı canlıdan sağlayan.
  • biyofiltrasyon Tekrar enjekte edilen sıvı miktarının klasik proçeslere göre en az düzeyde olduğu hemofiltrasyon çeşidi.
  • biyoflavonoit Citrus flavonoid bileşikleri.
  • biyofor En küçük hücre bilimi.
  • biyofotometre Gözün karanlığa lan adaptasyonunu ölçmek için kullanılan aygıt.
  • biyogenez Canlıların kendilerine benzeyen canlılardan oluştuğunu açıklayan görüş.
  • biyokütle Belirli bir alan ve hacimde bulunan canlı ağırlığa biyokütle denir.
  • biyolitik Canlı organizmaları eriten.
  • biyolojik hekimlik Vücut hastalığında dışarıdan bir etki vermeden doğal yollar ile tedavi edilmesi yöntemi.
  • biyolojikal Biyoloji ile ilgili olan.
  • biyoluminesans Canlı hücrelerde görülen ışıldama ve parlama.
  • biyomatematik Biyolojiyi matematik kurallarına göre inceleyen bilim dalı.
  • biyomateryal Protezler, yapay organlar veya biyolojide ve tıpta kullanılan tüm aletler.
  • biyometrisyen Biyometrik analizler yapan.
  • biyomutasyon Mikroorganizmaların bir deney hayvanına enjeksiyonundan sonra yeni bir türü karakterize eden ani bir değişikliğe uğraması durumu.
  • biyoplastik Canlı hücrelerin uğradığı kayıpları yeniden onarabilme yeteneği.
  • biyoprotez Aortik veya atriyoventriküler bir deliğin kapakçığı bozulduğu zaman, bunun yerine takılan küçük aygıt.
  • biyopsi Parça alımı
  • biyoptom Kardiyak kataterizmde veya endokopilerde kullanılan biyopsi pensi.
  • biyorasiyal Biyoras ile ilgili olan.
  • biyoreoloji Canlı doku veya organların sıvı sistemlerini inceleyen bilim dalı.
  • biyosistem Çevresindeki canlı ortamla ilişki içinde olan organizma.
  • biyositokültür Hücrelerin doğal ve uygun ortamda üretilmesi.
  • biyososyal Canlı varlıklar ve sosyal olaylar ile ilgili olan.
  • biyospektroskopi Spektroskopi ile canlılardan alınan örnek maddelerin incelenmesi.
  • biyostimulin Biyolojik sistemleri uyaran madde ya da etken.
  • biyoşimi otomatik Biyokimya.
  • biyoteknoloji Özellikle DNA ve hücreyle ilgili konularda kullanılan biyolojik tekniklere verilen ad.
  • biyotelemetri Elektronik yöntemlerle, canlıdan elde edilen verileri başka bir yere iletme.
  • biyotomi Viviseksiyon.
  • biyotransformasyon otomatik İlaç metabolizması
  • biyotripsi Yaşlanmadan dolayı cildin yıpranması durumu.
  • biyovar Fizyolojik özellikleriyle aynı tür içinde ayrılık gösteren bakteri suşları.
  • bizmutemi Kanda bulunan bizmut oranı.
  • bizmutizm bizmut tuzlarıyla zehirlenme.
  • blasten Organı geliştiren asıl madde.
  • blastofor Tomurcuk zarfı.
  • blastofori Tohum hücrelerinin bozulması.
  • blastoftori Bir infeksiyon veya bir intoksikasyonla provoke edilen gametlerin alterasyonu.
  • blastojenez Tek hücreli canlılarda tomurcuklanarak çoğalma.
  • blastojenez Embriyoda yarılma ve jerm tabakaları oluşması.
  • blastojenez Lenfositlerin doku kültüründe mitozla bölünüp morfolojik olarak primitif blast benzeri hücreye dönüşmesi.