Su Ürünleri Terimleri

8.600 anlam
  • a bandı Kas tellerinde görülen ve açık renk bantlarla almaşık olarak dizili koyu renkli bantlar olup uç taraflarında ince ipliklerle iç içe bulunan, kalın miy
  • a bandı Miyozin filamanının tümünü ve aktin filamanının bir kısmını içeren, iskelet kasının sarkomerinde yerleşik bölge.
  • a proteini Tek iplikli RNA fajlarındaki bir protein.
  • a vitamini Yağda çözünen, ısıya dayanıklı, ağır metaller ve ultraviyole ışınları etkisiyle oksitlenip bozulabilen, epitel koruyucu, memelilerde ve deniz balıklar
  • a yeri Ribozomun üzerinde aminoasit taşıyan taşıyıcı RNA'ların bağlandığı yer, aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
  • aa amp Aminoasil adenilat.
  • abakter Bakterisiz.
  • abakteriyel Bakteri bulunmayan. Bakterisiz ortam
  • abalon Denizkulağı.
  • abambulakral bölge Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
  • Abant alabalığı Kemikli balıklardan, alabalıkgiller (Salmonidae) familyasından, 40 cm kadar uzunlukta olabilen, göl alabalığı.
  • abdomen Pelvis ile toraks arasındaki bölge.
  • abdominal Karınla ilgili, karna ait.
  • abdominal çukur Karın boşluğu.
  • abdominal diken Balık vücudunun karın bölgesinde yer alan bir diken.
  • abdominal gözenek Cyclostomata, Elasmobranchii ve Salmonidae gibi bazı balık gruplarında karın boşluğundan dışarı açılan bir delikçik, abdominal por.
  • abdominal por Abdominal gözenek.
  • abisal otomatik Derin sular.
  • abisal bentik Okyanuslarda 730
  • abisal bölge Açık denizlerin, okyanusların 2000 metreden daha derin ışık almayan kısımlarındaki zemin bölgesi, abisiyal zon, afotik zon.
  • abisal derinlik Okyanuslar ve denizlerde su sıcaklığının sabit bir değere ulaşmış olduğu derinlik.
  • abisal düzlük Okyanuslarda 4000 metrenin altında, okyanus çukurları dışındaki düzlük, abisal ova.
  • abisal ova Abisal düzlük.
  • abisiyal zon Abisal bölge.
  • abiyogenetik Cansızdan oluşan.
  • abiyogenez Hayatın kökeni olarak canlıların cansızlardan meydana geldiğini savunan teori, spontan jenerasyon, spontan nesil.
  • abiyogeni Cansızdan gelişme, cansızlardan oluşma.
  • abiyoloji Cansızları inceleyen bilim dalı.
  • abiyolojik Cansızlarla ilgili, cansızlara ilişkin.
  • abiyoseston Seston içerisinde yer alan cansız ögeler.
  • abiyotik Canlılık göstermeyen, cansız. Yaşam belirtilerini yok eden.
  • abiyotik çevre Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.
  • abiyotik faktör Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
  • abiyotrofi Doğuştan yapısal zayıflığa bağlı olarak herhangi bir organın normal işlevini zamansız kaybetmesi.
  • abiyoz Canlı olmama durumu, canlılık göstermeme, abiyozis.
  • abnormal Normal dışı, anormal
  • abnormalite Herhangi bir organ oluşumundaki biçim bozukluğu, malformasyon.
  • abnormalite Normal dışına sapma, anormallik
  • aboral ağzın karşı tarafında olan.
  • aboral membran Aboral zar.
  • aboral zar Protozoonlardan kirpikli bir asalak olan Trichodina vb. türlerin posterioründe yer alan zar, aboral membran.
  • aborsiyon Bitkilerde ve hayvanlarda gelişmenin durması.
  • abramis brama Çapak balığı.
  • abramis zonu Akarsuların durgun akan ve Abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.
  • absolut fekundite Salt yumurta verimliliği.
  • absolüt Saf, karışım göstermeyen, temiz, absolü.
  • absorbans Geçirgenliğin negatif logaritması, optik dansite.
  • absorbans Bir ışığın absorblayıcı ortamdan geçmeden önceki şiddetinin geçtikten sonraki şiddetine oranı.
  • absorbsiyon spektrumu Birçok organik madde tarafından gösterilen farklı dalga boylarındaki ışığın emilme modeli.
  • absorbtif Emilim yeteneği.