hukuk
4.172 anlam- 2521 SK Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, Nişan Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanun.
- 5 MTN Gözenekli yüzeyler üzerindeki parmak ve avuç izlerini, görünür h
- 5095 SK Sınır Aşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek Ateşli Silahlar, Parçaları ve Aksamları ile Mühimmatının Yasadışı Üretimine ve Ka
- 5729 SK Ses ve Gaz Fişeği Atabilen Silahlar Hakkında Kanun.
- 6136 SK Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun.
- ab agendo Ehliyetsiz, yeterliği olmayan
- abolisyonizm Ortadan kaldırma, yok etme.
- absorbsiyon Vücuda çeşitli yollarla (oral, enjeksiyon, solunum) alınan kimyasal maddenin kan dolaşımına katılımı.
- abusus Hakkın kötüye kullanılması.
- acele itiraz bk. ivedi karşıtlama
- acele tedbir bk. ivedili önlem
- aciz bkz. güçsüz
- açık 1) sarîh. 2 ) alenî.
- açık bildirme Duruşma sonunda yargıcın, karşıt yanlara yargıyı açık olarak ve yüzlerine karşı bildirmesi.
- açık delta Kalıp bölgesine giren ve çevreleyen iki ayrı papilin birbirine temas etmeden oluşturduğu şekil.
- açık deniz Her ülkenin, deniz kıyısına belli bir uzaklıktan geçen ve böylece belirtilen (kara sularının) sınırından ötede kalan deniz.
- açık duruşma Yasada gösterilen nedenler dışında herkese açık olarak yapılan yargılama.
- açık horozlu yan yana iki namlulu kırma av tüfeği Namluları yan yana olan, kubuzundaki mafsal etrafında kırılarak doldurulan ve açık horozları elle kurulan av tüfeği.
- açık saçık yayın Erteme (edebe) aykırı biçimde yazı, gazete, dergi, resim, fotoğraf, sinema ve benzeri araçlarla kamuya yapılmışaçık saçık yayın.
- açık yargılama Duruşmaların, belirli durumlar dışında herkese açık olması.
- açıklattırma Duruşma sırasında tanık ya da bilirkişilerden, belli bir konuyu aydınlatmalarını isteme.
- açıklık ilkesi Kamu görevi yapan kimi kurumların gördükleri işlerin ve özellikle görüşmelerin herkese açık bulundurulması ilkesi.
- açıktan almak otomatik 1) den. açıktan geçmek; 2) mec. bir tehlikenin uzağından geçmek.
- ad çekmeye girmek otomatik 1) kuraya tabi olmak: Yüksek Seçim Kurulu Başkanı ve Başkan Vekili ad çekmeye girmezler. -Anayasa. 2) sp. oyunun başlangıcında, alan seçimi, başlama
- ad koymak otomatik adlandırmak.
- ada Hat boyunca devam eden papilin iki papil h
- adab ı muaşeret bk. muaşeret âdabı.
- adabı umumiye aleyhinde işlenen suç bk. toplum töresine karşı işlenen suç
- adalet Hakka riayetkarlık, hak tanırlık, haklılık, doğruluk.
- adalet i mevkufe bk. onamlı yargı
- adalet mahkemesi otomatik Adliye mahkemesi.
- adam kaldırmak Bir kişiyi, para, eşya ya da hukuki geçerliliği olan bir senet almak için dağa veya ıssız bir yere kaçırıp alıkoymak suçu.
- adam öldürme Bir kimsenin yaşantısına son verme.
- adamına göre otomatik 1) kişiler arasında ayrıcalık gözeterek; 2) herkesin yeteneğine uygun olarak.
- adamla getirtme Yöntemine göre duruşmaya çağrılan tanığın, uygun bir özüre dayanmaksızın gelmemesi durumunda, kolluk gücü ile ve zorla getirilmesi.
- adapte etmek otomatik uyarlamak.
- aday getirme Optes veri tabanında bulunan izlerden, sorgulaması yapılan parmak izi, avuç izi veya olay yeri izi ile aynı olması muhtemel olanların sistem tarafında
- aday iz Sorgulama sonucu OPTES tarafından getirilen, sorgulanan iz ile aynı olması muhtemel iz.
- addetmek İttihaz etmek
- adem i.. 1)...sizlik:adem i..es'ûliyyet =sorumsuzluk. 2) ...mezlik:adem i..fâ = ödemezlik.
- adenin Dna'Nın yapısını oluşturan dört nükleotid bazdan bir tanesi.
- adet Alışkanlık
- adınamlı otomatik Adı-namlı.
- adi hukuk meseleleri bk. özel türe ilişkileri
- adiaforizma Farksızlık.
- adil otomatik eşit, eş, müsavi.
- adil otomatik doğruluk gösteren. doğru.
- adlı meşhur, namlı
- adlı hata bk. tüzel yanılgı
- adlı muamele bk. tüzel işlem