futbol

355 anlam
  • fikstür bk. ad çekme
  • fikstür bk. ad çekme.
  • forma bk. ayaktopu kılığı.
  • forma bk. ayaktopu kılığı
  • forvet bk. akıncı
  • forvet bk. akıncı.
  • forvet hattı bk. akıncı katı
  • frikik bk. serbest vuruş
  • futbol bk. ayaktopu
  • futbol bk. ayaktopu.
  • futbol federasyonu bk. ayaktopu birliği
  • futbol takımı bk. ayaktopu takımı
  • futbol tekniği bk. ayaktopu tekniği
  • futbolcu bk. ayaktopu oyuncusu
  • genç takım 18 yaşına varmamış oyunculardan kurulu takım.
  • gözlemci Ayaktopu oyunlarını ve görevlileri izlemekle görevlendirilmiş kişi.
  • gözlemci tutanağı Bir gözlemcinin, izlediği oyunda gördüklerini yazılı olarak Ayaktopu Birliğine göndermek üzere hazırladığı tutanak.
  • haf bk. oyun kurucu
  • hakem Oyunun kurallara uygun olarak yönetilmesinden sorumlu olan ve kararlarına uyulması gereken görevli.
  • hakem atışı Kimi nedenlerle hakemce durdurulan oyunu yeniden başlatırken hakemin topu eliyle yere bırakarak oyuna sokması.
  • hakem lisansı bk. hakemlik belgesi
  • hakemlik belgesi Ayaktopu Birliğince hakemlere oyun yönetme yetkisi veren belge.
  • havada aktarma Topu, takım arkadaşına genellikle kafa vuruşu yapabilecek biçimde yüksekten aktarma.
  • havada oyun Topu yere düşürmeden geliştiren bir ayaktopu oyunu yöntemi.
  • hızlı oyun Bir takımın oyuncuları arasında, topu ayaklarında tutmadan birbirlerine hemen aktarmalarıyle kurulan oyun.
  • ıska geçme Bir oyuncunun davrandığı halde topu çelmeleyerek kaçırması.
  • ızgara Ayaktopu ayakkabılarının altlarına çivilenen ve tabanla topuk genişliğinde uzayan 12,7 mm. genişlikte kösele ya da sert lastik parçaları. (Tabanda iki
  • iç oyuncu Akıncı katının iki açıkları ile orta akıncının arasında yer alan oyuncuların her biri.
  • iç stop bk. ayak içiyle durdurma
  • iç vuruş Ayağın içi ile topa yapılan vuruş.
  • ikinci takım bk. "B" takımı.
  • ikinci yarı Bir ayaktopu oyununun ikinci 45 dakikalık bölümü.
  • ilk yarı Bir ayaktopu oyununun ilk 45 dakikalık bölümü,
  • kafa vuruşu Bir oyuncunun topa kafasıyla vurması.
  • kale Ayaktopu oyununda oyuncuların topu içine sokmaya çalıştıkları, 2,44 m. yükseklikte birbirine koşut iki dikey direk ile bunların üzerine bindirilmiş 7,
  • kale ağı Kalenin arkasına ve yanlarına gerilen ve genellikle naylon ipliğinden yapılmış ağ.
  • kale alanı Hem kalecinin özel koruma hakkını hem de kale vuruşu için topun yerleştirileceği yeri gösteren; kale direklerinin 5,50 m. dışından alanın içine uzatıl
  • kale çizgisi Kale doğrultusunda iki yana uzanan ve oyun alanını dipten sınırlayan çizgi.
  • kale değiştirme Karşılaşmanın ilk yarısı ile uzatmalı yarıların ilkinden sonra tarafların birbirlerinin alanında yer alması.
  • kale dışı Topun, karşı takım oyuncularınca kale direkleri dışında kalan dip çizgiden dışarı çıkarılması.
  • kale direkleri Ayaktopu oyununda kaleyi oluşturan direkler.
  • kale vuruşu Top karşı takım oyuncularınca kale çizgisi dışına çıkarıldığında, yeniden oyuna sokulması için, kale alanı içinden ve yerden kaleyi koruyanlardan biri
  • kaleci Kalenin önünde duran, topun kaleye girmesini önlemekle görevli, topu ödek alanı içinde elle tutabilen ve kılık yönünden öbür oyunculardan ayrılan oyun
  • kaleci vuruşu Kalecinin, topu tutuktan sonra, ilerisindeki takım arkadaşına ulaştırmak üzere el ya da ayakla topa yaptığı vuruş.
  • kapalı savunma bk. duvar düzeni.
  • kapalı seki Oyun alanında bulunan üstü kapalı oturma basamakları.
  • kapalı tribün bk. kapalı seki
  • kaptan Bir ayaktopu takımında oyuncuları oyun içinde yöneten, hakem ile konuşmada ve törenlerde takımı temsil etme yetkisi bulunan, sol kolunda özel renkli b
  • karma takım Türlü takımlardaki oyunculardan seçilerek kurulan on bir.
  • karşı akın Karşı takımın yaptığı bir akını durdurup hemen akına geçme eylemi.