dinleyici öğrenciOrta dereceli okullar ile yüksek öğretim kurumlarında belli bir derse ya da seminere dinleyici olarak katılan, ancak ödev hazırlamak ve sınava girmek
diplomaBir kimseye herhangi bir okulu ya da öğrenim programını başarıyle tamamladığını; bir dereceye ya da sana hak kazandığını; bir iş, sanat ya da meslek d
diploma çizelgesiBir yıl içinde diploma alan öğrencilerin numaralarını, adları ve soyadlarını, doğum yerleri ve yıllarını, sınav notlarını, diploma tarih ve dereceleri
diploma defteriHer okul yönetimince tutulan ve bitirme sınavı sonuçlarına göre diploma alan öğrencilerin kimliklerinin, aldıkları notların, diploma tarih ve numarala
disiplinBir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı ya da yazısız kurallarına, titizlik ve önemle uyması durumu.
disiplinKişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyle alınan önlemlerin tümü.
disiplin cezasıDisiplin suçlarından birini işleyen öğrencilere davranışlarının ağırlık derecesine ve okulun özelliğine göre verilen ceza.
disiplin kuruluOrta dereceli okullar ile yüksek okullarda yönetmen başyardımcısının ya da yönetmen yardımcısının başkanlığı altında yönetmeliklerinde belirtilen sayı
disiplin suçuOkul içinde ya da dışında öğrencinin disiplin yönetmeliğine göre yapmaması gereken davranışlardan birini yapması.
doçentÜniversitelerde derecesi profesör ile doktor asistan arasında bulunan öğretim üyesi.
doçentlik sınavıYabancı dil, doçentlik tezi, bilimsel tartışma, deneme dersi basamaklarından oluşan ve "doçent" sanını elde etmek için verilmesi gereken sınav.
doğacılıkToplumsal kuruluşların ve yaşayış biçiminin doğaya dönük olmasını amaç edinen öğreti.
doğal bilimlerDoğadaki nesneler ve doğal olaylar üzerinde incelemeler yapan, bunlara ilişkin bilgi ve deneyler ile kuramları belli ilkelere ve kurallara bağlamaya ç
doğaüstücülükDoğa yasalarıyle açıklanamayan olayların ve gerçeklerin varlığına inanmak gerektiğini ileri süren öğreti.
doğaüstücülükÖzdekçi ve doğacı düşünürlere göre, önemsiz ya da bilimsel yöntemlerle ilişkisi olmayan herhangi bir tutum.
doğru yanlış test maddesiBiri doğru, öteki yanlış olmak üzere yalnızca iki olası yanıttan oluşan test maddesi.
doğru yanlış test maddesiTesti yanıtlayan kimsenin, verilen cümlenin doğru ya da yanlış olduğunu belirtmesinin istenildiği test maddesi. Bunun "evet-hayır" biçiminde yanıtlana
doğrulukKendilerine test uygulanan kimselerin sayısı ile doğru olarak yanıtlanan test maddeleri sayısı arasındaki oran.
doğrulukTest puanlarında yanlış bulunmaması durumu.
doğurtuculukSokrates'in, önceden düzenlenmiş birtakım sorularla, karşısındakinin zihninde saklı olan doğruları açığa çıkarma ve böylelikle ona gerçeği buldurma te
doğuştan gelen yetenekKültür ve eğitim etkilerinin dışında bireyin doğuştan elde ettiği yetenek.
doğuştancılıkDüşünce, duygu, karakter gibi birçok ruhsal özelliklerin doğuştan geldiğini, bu özelliklerin daha sonra kazanılanları etkilediğini, çocuğun gelişmesin
doktorBir fakülteyi ya da yüksek okulu bitirdikten sonra belli bir bilim dalında en yüksek öğrenim aşamasına vardığını, geçirdiği özel sınavla ve başarılı b
doktoraBir fakülteyi bitirdikten sonra o bilim dalında sınav ve bilimsel bir yapıtla erişilen en yüksek aşama.
doktoraDoktor sanını kazanmak için verilen sınavın adı.
dolaylı çıkarımKavramlar arasındaki ilişkilere dayanarak birtakım yargılara varma ve bu yargıların yardımıyle anlam ve sonuç çıkarma.
dörtte bir sapmaBir grup puanın, ortadaki yüzde 50'lik bölümünü kapsayan genişliğin yarısı.
dudaktan okumaİşitme duyusundan yoksun bir kimsenin konuşan bir insanın söylediklerini onun dudak hareketlerini izleyerek anlaması.
durduotomatikUzun ömürlü olması, yaşaması istenen çocuklara verilen bir ad.
durum görüşmesiBirkaç kılavuzluk ilgilisi ya da uzmanının, belli bir sorun, olay ya da kişi üzerinde görüşlerini bildirmek için yaptıkları toplantı.
durum incelemesiYakınan bir kimsenin ortaya koyduğu sorunun kaynağını, niteliğini, nedenini araştırarak ve eldeki bilgilerden yararlanarak bakım ya da yardım yolların
durum tarihçesiDanışman kılavuzdan yardım görmesi beklenilen bir kişiyle ilgili olarak düzenli biçimde toplanan bilgi.
durum tarihçesiBir kimsenin ya da ailenin yaşamını etkilemiş bulunan önemli olayları ve sorunları kapsayan özet.
durum yazımıBir durumun, kılavuzluk uzmanlarının okuyup yararlanacağı biçimde düzenli ve tam olarak yazılması.
duvar gazetesiYa tüm okul ya da belli bir sınıf için hazırlanan, öğrenci yazıları ile resimlerini kapsayan ve belli zamanlarda sınıfın ya da okulun uygun bir köşesi
duyguBelli bir uyaran karşısında genellikle güdü ve değerlerle ilişkili olarak belirip çoğu kez süreklilik ve tutarlılık gösteren, heyecandan daha zayıf bi
duygusalRuhu duygulandıran, mantıktan çok duygulara dayanan ve bireyin duygu yönüyle yakından ilişkili olan.
duyuİnsan ve hayvanlarda dış dünyanın etkisini duyma yeteneği.
duyumBir kimsenin, yalınç bir uyaranın sinir hücrelerinde oluşturduğu itmeyi duyması.