denizcilik

180 anlam
  • baş halatı Teknenin baş tarafından ileri doğru verilen halat.
  • baş kasarası Gemilerin pruva payında ana güverteden yüksek yapılan güvertesi.
  • baş omuzluk Kemere ile baş bodoslama arasında bulunan yuvarlak bölüm.
  • baş rüzgarı Geminin baş tarafından esen rüzgar.
  • baş tutmak Gemiyi bir yere yöneltmek.
  • baş yatırması Tahtadan yapılmış teknelerde baş tarafta bulunan ve V harfi şeklindeki tahta.
  • başı büyük olmak Her şey, özellikle kötü şeyler kendisinden bilinmek.
  • başlı gemi Baş taraftan fazla yük aldığı zaman başı eğik duran gemi için söylenir.
  • başlık kapağı Torpidolarda harp ve talim başlıklarında bulunan salmastralı ve çemberli kapaklar.
  • bati etmek Bir şeyin altını üstüne çevirmek.
  • bati etmek Halatları, palanga takımının tersine çevirmek.
  • batimetri haritası Deniz dibi yüzeyinin engebelerini ve deniz yüzeyine oranla eksi değerler halinde gösteren harita.
  • batitermograf Suların ısısını derinliğe göre kaydeden alet.
  • batok Bir teknenin arka alt kısmında yaptığı eğim
  • bayrak gönderi Milli bayrağı çekmek için gemilere yerleştirilen direk.
  • bayrak göstermek Gemilerin karşılaşmasında kendi devletini belli etmek amacıyla bayrak çekmesi.
  • bedel flaması Gemiler arasında işaret sancakları ile konuşulurken, üst üste bulunan sancaklardan birini tekrar çekilmesi gerektiği zaman onun yerine çekilen ve o ha
  • beden bağı İnce halatı kalın halatın üzerine bağlamak amacıyla yapılan düğüm.
  • bel verme Bir gemi teknesinin bükülme eğilimi.
  • besleyici tuz Tuz. (Balıkçılık)
  • bez manika Gemilerde ambarları veya makine dairesini havalandırmak için özel bir brandadan yapılan havalandırıcı.
  • bin yaşa Davranışından memnun olunan kişiler için kullanılır.
  • bodoslama astarı Bodoslamayı güçlendirmek için iç tarafından cıvatalarla bağlanan ağaç.
  • bombarta Başı, kıçı yuvarlak ve aynalıklı, iki direkli yelkenli gemi.
  • bonaça Sakin ve durgun deniz.
  • borinata Tirinket yelkeninin borinası.
  • buhar gemisi Buhar makinesi ile işleyen gemi.
  • bumba çemberi Bumba başında palangaların bağlanabilmesi için bumba üstüne geçirilen çember.
  • bumbarta Kıçı aynalıklı yelken gemisi.
  • camadan bağı Camadan halatlarıyla düzenlenmiş yelkenleri camadan vurmak için kullanılan bir tür bağ.
  • camadan halatı Camadan yakalarında camadan astarı üzerinde açılmış matafyonlara bağlanmış ve yelkenlinin bir gradin yakasından diğerine kadar uzatılmış ince katransı
  • camadan kamçısı Yelkenler üzerinde camadan için bulunan savlolar.
  • camadan matafyonu Yelkenin camadan halatlarını yelkene bağlamak için camadan astarı üzerine bir taraftan diğer tarafa kadar eşit aralıklarla açılmış delikler.
  • can filikası Deniz kazalarında can kurtarmak için kullanılan sandallar.
  • can halatı Filika mataforalarının cundalarından sarkan halat kamçılar.
  • can simidi Denize düşenleri, boğulanları kurtarmak için kullanılan mantar simitler.
  • cayro pilot Gemilerde, uçaklarda, füzelerde vb. otomatik pilot olarak kullanılan ve cayro pusulayla idare edilen, otomatik yönetme cihazı. (Havacılık-Denizcilik)
  • cayro pusula Gemilerde veya uçaklarda coğrafi kuzey doğrultusunu gösteren pusula. (Havacılık-Denizcilik)
  • ceraskal Ağır yükleri kaldırmak ve indirmek için kullanılan bir çeşit vinç.
  • cırgına Kırılan bir direğe destek ve ek parçalarla yapılan onarım.
  • çamur dubası Deniz diplerinden çıkarılan çamurların yüklenip daha derin bir yere götürülüp dökülmek için kullanıldığı duba.
  • çatal pin Çelikten ya da bakırdan yapılmış birer uçları yumru diğer uçları yassı ve yarık siğiller.
  • çekeleve Kıç tarafı yüksek, hızlı giden yelkenli.
  • çifita İnşa edilen geminin havuzlanması esnasında, gemi kızakta iken geminin dengesini sağlaması ve devrilmemesi amacıyla genellikle geminin baş ve kıç taraf
  • dabılbatım Gemilerin karinası yırtıldığında teknenin su almasını önlemek amacıyla postaların iç tarafına boydan boya konulan ikinci bir kaplama.
  • daneç Gemi ambarlarına yüklenen yüklerin düzenli olarak istiflenmesi sırasında kullanılan, farklı boyutlarda kesilmiş kontrplak, kereste gibi malzemeler.
  • dangiya Altı düz ve sağlam, kıç tarafı dar ve keskin şekilde yapılmış bir çeşit ticaret gemisi
  • demiri vira etmek Bir geminin demirlenmiş demirinin, ırgat ile denizden alınması.
  • dış pervane Dört pervaneli gemilerde, gemi gövdesinden en dışarıda kalan pervane.
  • diraverse Olumsuz hava koşullarında yelken azaltıp, dalgayı baş omuzluğa alarak bekleme durumu.