tayfsal yoğunluk(bir ışıkölçümsel büyüklüğün) (Alm. einer photometrischen Grösse) (Fr. d'un grandeur photométrique) (İng. of a photometric quantity) Verilmiş bir dalg
tayfsal yoğunluk(bir ışınım büyüklüğünün) (Alm. einer StrahIungsgrösse) [Fr. d'un grandeur énergétique) (İng. of a radiometric quantity) Verilmiş bir dalga boyunu (ya
tayfsal yutma çarpanıVerilmiş bir dalga boyu için, yutulan ışık akısı tayfsal yoğunluğunun gelen ışık akısı tayfsal yoğunluğuna oranı.
tekrenkçillikKırmızı, yeşil, mavi renklere duyarlı üç tür koniden iki türün çalışmaması sonucu renk değil, yalnızca ışıklılıkları algılama durumu; renk körlüğü.
tekrenkli ışınımBir tek frekansla ıralanan ışınım. Daha geniş anlamda: Çok ufak bir frekans ya da dalga boyu alanına yayılan ve tek bir frekans ya da dalga boyunun bi
tekrenkli ışınımlar yeriRenksel bir diyagramda tekrenkli ışınımları gösteren noktaların geometrik yeri.
tekrenkli ışırlık sıcaklığıBelirli bir dalga boyu için, söz konusu cisimle aynı ışıklılık tayfsal yoğunluğu olan kara cismin salt sıcaklığı. Genellikle kullanılan dalga boyu 655
telElektrik akımının geçmesiyle akkorlaşan,tel biçiminde, tungstenden ya da kömürden iletken.
tel tutucuLambanın telini tutmaya yarayan metal tel.
tungsten şeritli lambaÖzellikle yüksek sıcaklık ölçmelerinde ölçün lamba olarak kullanılan ve ışıklı elementi bir tungsten şeriti olan lamba.
tungsten yayı lambasıYayımlayıcı odak olan tungsten elektrotlar arasında elektrik yaylı lamba.
tüm geçme çarpanıBir cismin geçirdiği ışık akısının aldığı ışık akısına oranı. Karışık geçmede bütün geçme çarpanı, iki bileşimi olan düzgün geçme çarpanı ile yayınık
tüm ışınım sıcaklığıKara cismin, söz konusu cisimle (bütün) ışıyıcılığının aynı olduğu sıcaklık.
tüm ışıyıcılık değeri(ısıl-ışır bir cismin)Bir cismin ışıyıcılığının, aynı sıcaklıktaki kara cismin ışıyıcılığına oranı.
tüm yansıma çarpanı(bir cismin)Cismin yayınmalı ya da yayınmasız, yansıttığı ışık akısının aldığı ışık akısına oranı. Karışık yansımada bütün yansıma çarpanı, iki bileşe
tümler dalga boyuRenkli bir ışığa uygun oranda karıştırılınca, belirli renksiz ışığı veren tayfsal ışınımın dalga boyu.
tümler renklerUygun oranda karışımları bir belirli renksiz ışık veren renkli iki ışığın renkleri.
türlü renk(ruhfiziksel anlamda) [Alm. bunte Farbvalenz] [Fr. couleur chromatique psychophysique] [İng. psychophysical chromatic colour]: Tayfsal renk yoğunluğu
türlü renk(algısal anlamda) : Algılanan, belirli bir türü olan renk.
türsüz renk(algısal anlamda) : Algılanan, tür öğesinden yoksun renk.
uyarılma süresiUyarılmış bir atom ya da molekülün, bu durumda kaldığı sürenin en olasılıklı değeri.
uymaGözün, görme alanının ışıklılık ya da renk koşullarına alışması.
uymaBu alışmanın sonunda varılan durum. Işıklılığın birkaç cd/m² den çok ya da büyüklüğün yüzde birinden az olmasına göre aydınlığauyma (alışma) ya da ka
uyumBelirli bir uzaklıktaki bir nesneye bakmak için gözde (genellikle) kendiliğinden olan değişme.
uzun telli lambaBorunun ekseni boyunca gerilmiş düz telli, boru biçiminde akkor lamba.
üçrenkçillikKırmızı, yeşil, mavi renklere duyarlı üç tür koninin de düzgülü bir biçimde çalışır olması durumu.bkz. çiftrenkçillik, tekrenkçillik.
üçrenksel bileşenlerBelirli bir üçrenksel dizgede, bilinen bir ışığı yeniden bulmaya yarayan üç tanıklık (referans) uyarmasının nicel anlatımları. Not: Bu bileşenler, söz
üçrenksel birimlerUyartı büyüklüğünün, herhangi bir renk uyartısına uygulanabilen bağıl birimleri. Öyle ki, bu birimle anlatılan her uyartı değeri, üçrenksel üç bileşen
üçrenksel dizgeBir rengi, uygun biçimde seçilmiş üç ölçün uyartının toplamsal bileşimi yoluyle yeniden bulma olanağını sağlayan bütün renk belirleme dizgeleri.
üçrenksel koordinatlarBir ışığın, üçrenksel üç bileşeninden her birinin üç bileşenin toplamına oranı.
üçrenksel renkteşlikTayfsal dağılışları özdeş olmayan renklerde, üçrenksel bileşenlerin aynı olmasından gelen renkteşlik.
yansımayla göz kamaşmasıBakılan, ya da bakılana yakın bir yüzeyden, bir ışık kaynağının düzgün yansımayla gözkamaştırması. bkz. düzgün yansıma, göz kamaşması.
yansımölçerYansımayla ilgili büyüklükleri ölçmeye yarayan aygıt.
yansışmaIşığın, birkaç yansıtıcı yüzey arasında art arda yansıması.
yansışma çarpanıYansışma sonucu, bir çevrenin bir yüzeyine dolaylı olarak ulaşan ışık (ya da erke) akısının, o çevrenin bir yüzeyine, ilkin, dolaysız olarak düşen akı
yansıtıcıBaşlıca yansıma olayından yararlanarak, bir ışık kaynağının ışık akısının uzaysal dağılışını değiştirmeye yarayan nesne.