Bir oyunun uygulanmasında her ışık değişiminde ortaya çıkan yeni durum. Sahneye verilen ilkışıklama durumundan başlayarak her oyun ışıklama açısından çok sayıda durumu kapsar.
Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma.
Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk
Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb
Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı
Elektrik.
Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç.
Resim sanatında ışıklı, parlak yer.
Yönetmenin, sahnenin ya da salonun aydınlatılması için verdiği buyruk.
Göze uyarımda bulunan ve beyin tarafından yorumlandığında görme duyusuna, yani görülebilir ışığa yol açan elektromıknatıs ışınım. Başka bir deyişle, ışımayla yayılan ve görme duyusuyla algılanan erke biçimi. (Bu elektromıknatıs ışınım, 4x10-7 m ile 7,7x10-7 m arasındaki dalga uzunluklarında yer alır. Dalga uzunluklarındaki değişiklikler gözde değişik duyulara yol açarak değişik renkleri oluşturur).
Mutluluk, sevinç veya zekadan doğan, yüzde ve gözlerde beliren parıltı.
Işıkların belli açılan. Plastik görünümü elde etmek için ışık genellikle yukarıdan sahne tabanına kırkbeş derecelik bir açıyla verilir. Ayrıca, ışıklar iki yandan geliyorsa birbirlerine doksan derecelik, üç yönden geliyorsa kırkar derecelik açılarla kesişirler.
Bir göstericiden gelen ışık demetinin görüntülüğe düşüş açısı.