yuhalayarak kovmak ne demek?
Drum out.
drum
- Davul çalmak, parmaklarıyla tempo tutmak, tekrar ede ede öğretmek
- Davul, trampet, dümbelek, darbuka
- Davul sesi veya ona benzer ses
- Timpan boşluğu, davul boşluğu (orta kulağın bir parçası)
- Alın
- Gömlek, silindir
- (med, ming) davul çalmak
- Sert bir yüzeye ritmik bir şekilde parmaklarla vurmak
- Davul sesi çıkarmak
- Davulla tempo tutmak
yuhalayarak susturmak
Hoot down, howl down.
yuhalayan kimse
Hooter.
kovmak
- Sert veya küçük düşürücü sözlerle gitmesini söylemek, savmak, defetmek
- Bir yerden sürüp çıkarmak, kovalamak.
- İşine son vermek, görevinden atmak, uzaklaştırmak.
- Varlığına son vermek, ortadan kaldırmak.
- Gözetmek
Give smb.
The gate.
The bag.
Give the sack.
The push.
