kovma ne demek?
- Kovmak işi
Türkçüler, terkipli lisanla beraber aruz veznini de millî edebiyatımızdan kovmaya karar verdiler.
Z. Gökalp - Çok ağır bir disiplin suçu işlemiş olan öğrencinin hiçbir okula devamına olanak bırakmayacak biçimde okuldan uzaklaştırılması.
Dismissal.
Expulsion.
Sack.
Expulion.
The chop.
Boot.
Expelling.
Repulse.
kovmak
- Sert veya küçük düşürücü sözlerle gitmesini söylemek, savmak, defetmek
- Bir yerden sürüp çıkarmak, kovalamak.
- İşine son vermek, görevinden atmak, uzaklaştırmak.
- Varlığına son vermek, ortadan kaldırmak.
- Gözetmek
Give smb.
The gate.
The bag.
Give the sack.
The push.
kovma duası
Exorcism.
kovmak
- Sert veya küçük düşürücü sözlerle gitmesini söylemek, savmak, defetmek
- Bir yerden sürüp çıkarmak, kovalamak.
- İşine son vermek, görevinden atmak, uzaklaştırmak.
- Varlığına son vermek, ortadan kaldırmak.
- Gözetmek
Give smb.
The gate.
The bag.
Give the sack.
The push.
