yardım sandıkları gelirleri ne demek?
- Devlet dairelerince ya da özel örgütlerce görevlilerine yardım amacı ile kurulmuş olan, tüzel kişiliği bulunmayan örgütlerin vergi kesilmeyen gelirleri.
Receipts of organizations of mutula aids.
Recettes des organisations d'aide mutuelles
yardım
- Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet
- Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri.
- Etki
- Bağış, iane.
Assist.
Assistance.
Backing.
Backup.
Booster.
Comfort.
yardım al
Get help
sandık
- İçine çeşitli şeyler konulan, tahtadan yapılmış, kapaklı ev eşyası
- Meyve, sebze koymaya yarayan, tahta veya plastikten yapılmış, dört köşe kap.
- Bir kurumda para alınıp verilen yer.
- Kamu kesiminde çalışan personelin sosyal güvenlik işlerini yürüten kuruluş.
- Yapılarda kum, çakıl vb. şeyleri ölçmek için kullanılan, üstü ve altı açık, dört köşeli tahtadan ölçü aleti.
- Kamu kesiminde çalışan personelin kendi durumunda düşük faiz ve taksitler hâlinde geri ödemek üzere borç para aldığı birim.
- Seçimlerde oy pusulalarının atıldığı kutu.
- Mahalle tulumbacılarının omuzda taşıdıkları sandık biçimi tulumba.
- Filmlerin taşınmasında kullanılan, yangına karşı korumalı, genellikle madenden ya da üzeri maden levhayla örtülü kap.
Transite case, case.
gelir
- Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para, varidat
- Bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandığı ücret, aylık, kira vb., varidat, irat.
- Üretim etkinliklerine katılan üretim faktörlerinin yaratılan hasıladan bölüşüm sonunda aldıkları pay.
- Emek faktörünün işlendirilmesinden sağlanan maaş, ücret, bahşiş, prim; finansal araçlardan sağlanan faiz, kâr payı gibi sermaye getirileri; taşınmaz ve topraktan sağlanan kira, rant; iş göremezlik, çocuk desteği; sağlık, işsizlik sigortası ve emeklilik gibi sosyal güvenlik kapsamındaki transfer ödemeleri ile şans oyunları vb. kaynaklardan elde edilen para miktarı.
- Îrâd.
- Bir filmin herhangi bir sinema salonunda ya da oynatım süresi boyunca sağladığı para. (Kesintiligelir ya da kesintisizgelir olarak ikiye ayrılır).
Box office, box office (takings, receipt), take.
Income.
Revenue.
Revenues.