Marksist iktisada göre iktisadi olayları çözümlerken nesneler arasındaki ilişkilerden insanlar ve sınıflar arasındaki ilişkiIere geçemeyen ve dolayısıyla görünenlerin ötesine gidemeyen ve görünüşle yetinen iktisat anlayışı.
Act in a vulgar manner; 'The drunkard tends to vulgarize'.
Cater to popular taste to make popular and present to the general public; bring into general or common use; 'They popularized coffee in Washington State'; 'Relativity Theory was vulgarized by these authors'.
Debase and make vulgar; 'The Press has vulgarized Love and Marriage'.
Mal ve hizmetlerin üretimi, dağıtımı, tüketimi ve bölüşümüyle ilgili sosyal bir bilim dalı.
Sınırsız insan gereksinmelerinin karşılanmasında kıt kaynakların alternatif kullanımlar karşısında karar verme ve seçim yapma yollarını inceleyen sosyal bir bilim dalı.